Psikolog Dirsehan Çağrı Aslan

  • Home
  • Psikolog Dirsehan Çağrı Aslan

Psikolog  Dirsehan Çağrı Aslan Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Psikolog Dirsehan Çağrı Aslan, Medical Service, .

13/07/2026

Çoğu insan seçim yaptığını düşünür. Oysa psikoloji bize, seçim dediğimiz şeylerin önemli bir kısmının geçmiş deneyimlerin görünmez izleriyle şekillendiğini gösterir.

Çocuklukta kurulan bağlanma örüntüleri, öğrenilen ilişki dinamikleri, karşılanan ya da karşılanmayan duygusal ihtiyaçlar ve tekrar eden aile kalıpları; yetişkinlikte kimi seveceğimizi, neye tahammül edeceğimizi, neden aynı döngülere tekrar tekrar girdiğimizi fark ettirmeden etkileyebilir.

Beyin, tanıdık olanı güvenli sanma eğilimindedir. Bu yüzden acı verici olsa bile bildiği ilişkilere, bildiği rollere ve bildiği savunmalara yönelir. İnsan bazen özgürce seçim yaptığını zannederken, aslında geçmişinin yazdığı senaryoyu yeniden oynuyordur.

Gerçek özgür irade ise dürtüsel olarak seçim yapmak değildir. Kendi geçmişini, travmalarını, şemalarını ve otomatik tepkilerini fark edebildiğin noktada başlar. Çünkü farkındalık arttıkça, tekrarın yerini tercih alır.

30/06/2026

Şemalar, çocukluk döneminde şekillenen ve dünya hakkındaki temel inançlarımızı oluşturan yapılardır. Bir şema aktive olduğunda kişi “yetişkin benlik” ile değil, çocuk benlik ile tepki verir.

• Örneğin, değersizlik şeması aktive olduğunda kişi eleştiriyi normalden çok daha ağır bir reddedilme gibi hisseder.
Terk edilme şeması aktive olduğunda partnerin mesafesi gerçek mesafeden daha yoğun algılanır.
Yetersizlik şemasında başarı bile tehdit gibi gelir.

• Şema aktivasyonu, kişiyi anlık olarak kendi merkezinden çıkarır; o anda hissettiği duygu bugünün değil, geçmişin duygusudur. Bu yüzden bazı tepkiler orantısız, aşırı ve “ben böyle biri değilim ki” dedirtecek kadar güçlüdür.

• Şemalar fark edildiğinde kişi tepkisi ile duygusunu ayırt edebilir ve yetişkin benlik devreye girebilir.

23/06/2026

İnsan davranışlarının önemli bir bölümü yetişkinlikte bilinçli kararlarla değil; çocuklukta öğrenilen duygu düzenleme biçimleri, bağlanma örüntüleri ve ilişki modelleriyle şekillenir. Çocukluk dönemi, beynin en hızlı öğrendiği ve öğrendiklerini “doğal gerçeklik” olarak kodladığı dönemdir.

• Eğer bir çocuk duygularını ifade ettiğinde cezalandırıldıysa, yetişkinliğinde sessizleşebilir.
Eğer bir çocuk sevgi görmek için “iyi” olmak zorundaysa, yetişkinliğinde onay bağımlılığı gelişebilir.
Eğer bir çocuk kaosa tanık olduysa, yetişkinliğinde sürekli tetikte olur.

• Bu nedenle birçok yetişkin “neden böyle davranıyorum?” sorusuna mantıkla yanıt bulamaz. Çünkü davranış yetişkin mantığıyla değil, çocukluk hafızasıyla oluşmuştur.

• Çocukluk yaraları zamanla kişiliğe değil, otomatik tepkilere dönüşür. Terapide yapılan şey bu otomatikliği fark etmek, yeniden inşa etmek ve yetişkin benliği güçlendirmektir.

Sürekli başkalarını düşünmek empatiden çok daha fazlasıdır; çoğu zaman kişinin kendi ihtiyaçlarını geri plana atma alışk...
20/06/2026

Sürekli başkalarını düşünmek empatiden çok daha fazlasıdır; çoğu zaman kişinin kendi ihtiyaçlarını geri plana atma alışkanlığıdır. Bu alışkanlık, çocuklukta öğrenilir. Çocuk, ailede duygusal yük taşıyıcısı olduğunda kendi duygularını bastırarak uyum sağlamayı öğrenir.

• Yetişkinlikte bu durum “ben iyiyim önemli değil” şeklinde maskelenir. Fakat kişi içinde derin bir yorgunluk, tükenmişlik ve görünmezlik hissi taşır.

• Sürekli herkesi düşünmenin ardındaki olası dinamikler:

Onaylanma ihtiyacı
Reddedilmekten korkma
Sınır çizememe
Yüksek sorumluluk şeması
“Ben olmazsam işler yürümez” inancı

• Başkalarını düşünmek değerli bir beceridir; fakat kendi duygularını yok sayma pahasına yapıldığında kişiyi kendinden uzaklaştırır.
Gerçek şefkat başkalarından önce, kendine yer açmakla başlar.

Bağımlılığı bırakmak çoğu kişinin sandığı gibi sürecin sonu değil, aslında başlangıcıdır.Bir maddeyi, davranışı ya da al...
16/06/2026

Bağımlılığı bırakmak çoğu kişinin sandığı gibi sürecin sonu değil, aslında başlangıcıdır.
Bir maddeyi, davranışı ya da alışkanlığı bırakmak; yalnızca görünür kısmı durdurmaktır.
Oysa bağımlılık dediğimiz yapı, buzdağının suyun altında kalan kısmında yaşar.

Bağımlılık: yalnızca “kullanma davranışı” değildir;
• beynin ödül devrelerinde oluşmuş değişiklikler,
• duygusal düzenleme güçlükleri,
• travma sonrası oluşan savunma mekanizmaları,
• ilişkilerdeki kopukluklar,
• stres toleransındaki düşüş,
• dürtü kontrolündeki zayıflama gibi çok katmanlı bir yapıdır.

Bu nedenle kişi “Bıraktım, artık geçti” dediğinde aslında yalnızca davranışı durdurmuştur.
Bağımlılık ise davranışı bıraktıktan sonra devreye girer.
• sakinleşmek için,
• duygularını bastırmak için,
• boşlukla baş etmek için,
• ilişkisel acıları örtmek için kullandığı mekanizma artık yoktur.

İşte çözmek dediğimiz şey tam bu noktada başlar:
• Beynin yeniden yapılanması…
• Tetikleyicilerin fark edilmesi…
• Zorlayıcı duygularla baş etme becerilerinin inşa edilmesi…
• Yeniden bağ kurma kapasitesinin güçlenmesi…
• Yaşamı düzenleyen sağlıklı rutinlerin oluşturulması…
• İçsel boşluğun kökeninin anlaşılması…
• Bağımlılığı sürdüren psikolojik altyapının çalışılması…

Bırakmak davranıştır.
Çözmek, davranışın nedenini anlamaktır.
Bırakmak iradedir.
Çözmek, iyileşmedir.

Sinir sistemi güvende olmadığında beyin, mantık merkezini (prefrontal korteks) geri plana atar. Amigdala devreye girer v...
13/06/2026

Sinir sistemi güvende olmadığında beyin, mantık merkezini (prefrontal korteks) geri plana atar. Amigdala devreye girer ve kişi istemeden kriz moduna geçer. Bu nedenle bazı insanlar “Biliyorum ama yapamıyorum” der.

• Sinir sistemi tehdit algıladığında:

Odaklanma bozulur
Karar vermek zorlaşır
Duygular yoğunlaşır
Bedensel tepkiler artar (çarpıntı, titreme, kasılma)
Beyin geçmiş kayıtları otomatik olarak devreye sokar

• Mantık, ancak sinir sistemi regülasyon hâlindeyken çalışır. Bu yüzden birtakım duygusal tepkiler mantıksız görünse de aslında bedenin hayatta kalma refleksidir.

• Terapide sadece düşünceyi değil, sinir sistemini de düzenlemek gerekir. Çünkü zihni sakinleştiren şey çoğu zaman sözler değil, sinir sisteminin güven hissidir.

Freud’un “repetition compulsion” olarak tanımladığı tekrarlama zorlantısı, insanın çözülmemiş duygusal deneyimleri tekra...
09/06/2026

Freud’un “repetition compulsion” olarak tanımladığı tekrarlama zorlantısı, insanın çözülmemiş duygusal deneyimleri tekrar tekrar yaşama eğilimidir. Bu bir hata değil, zihnin iyileşme girişimidir.

• Zihin, geçmişte çözülemeyen bir duyguyu (terk edilme, değersizlik, reddedilme, kontrol edilme, ihmal edilme…) yetişkinlikte farklı ilişkilerde “yeniden sahneye koyar.” Amaç bilinçdışıdır:
“Belki bu sefer sonuç farklı olur.”

• Bu tekrar döngüsü bize şunları yaşatır:

Hep aynı tip partnerleri seçmek
Aynı çatışma örüntülerini sürdürmek
Aynı hayal kırıklıklarını yaşamak
Benzer ilişkisel acıların içinde kalmak

• Döngünün kırılması; eski acının yeni ilişkilerle değil, terapötik güvenli ortamda yeniden işlenmesiyle mümkündür.
Aksi hâlde hikâye değişmez—sadece oyuncular değişir.

Mikro tetiklenmeler, gün içinde aniden yükselen küçük öfke, kırgınlık, rahatsızlık veya kaygı dalgalarıdır.Genellikle “b...
01/06/2026

Mikro tetiklenmeler, gün içinde aniden yükselen küçük öfke, kırgınlık, rahatsızlık veya kaygı dalgalarıdır.
Genellikle “bunun için bu kadar sinirlenilir mi?” diye düşündüren şeylerdir.
Ama aslında o küçük olay, zihinde daha eski bir deneyimi dokunduruyordur.

Örneğin:
• Bir mesajın geç gelmesi
• Birinin yüz ifadesi
• Görmezden gelinmiş hissetmek
• Ses tonundaki bir değişim
• Küçük bir eleştiri
• Plan değişikliği

Mikro tetiklenmeler geçmiş duygusal kayıtları harekete geçirebilir.
Kişi o anda olan şeye değil; o ana kadar biriktirdiği duyguya tepki verir.

➡️ Mikro tetiklenmeleri fark etmek, duygusal farkındalığı artırabilir.
“Ben şu an neye tepki verdim?” sorusu, otomatik tepkilerin yerini daha bilinçli davranışlara bırakabilir.

Bu tepkiler “hassasiyet” değil; zihnin çözülmemiş duygularını işaret eden küçük fısıltılar olabilir.

Sınır koymak çoğu zaman yanlış anlaşılan bir kavramdır.Bazı kişiler için “sert olmak” gibi görünür, bazıları için “benci...
25/05/2026

Sınır koymak çoğu zaman yanlış anlaşılan bir kavramdır.
Bazı kişiler için “sert olmak” gibi görünür, bazıları için “bencillik”.
Oysa sınır koymak ne aşırı pasiflik ne de agresif bir tavırdır — ikisinin arasındaki sağlıklı alandır.

Sınır koyamayan kişi çoğu zaman karşı tarafı kırmamak için kendi ihtiyaçlarını geri plana iter.
Bu durum uzun vadede kırgınlık, yorgunluk ve içsel birikim yaratabilir.
Diğer uçta ise duyguları sert şekilde ifade eden, agresif tepkiler vermek zorunda kalan kişiler vardır.

Sağlıklı sınır:
• Kendi ihtiyacını fark etmek
• Bunu sakin ve net bir şekilde ifade etmek
• Karşıda öfke uyandırma korkusunu azaltmak
• Hem kendini hem ilişkiyi koruyan bir iletişim kurmak

➡️ Sınır koymak bir savaş değil, bir öz bakım becerisidir.
Pasiflikle agresyonun arasında, sessiz ama güçlü bir yer vardır.

Bağlanma travması, kişinin yakınlık kurma ile uzaklaşma arasında sıkıştığı bir döngü yaratabilir.Yakınlık istenir — ama ...
22/05/2026

Bağlanma travması, kişinin yakınlık kurma ile uzaklaşma arasında sıkıştığı bir döngü yaratabilir.
Yakınlık istenir — ama aynı anda tehdit gibi hissedilebilir.
Bu, “benimle ilgili bir sorun var” anlamına gelmez; daha çok geçmiş ilişkisel deneyimlerin bugünkü bağlanma biçimini şekillendirmesiyle ilgilidir.

Bazen kişi şunu yaşayabilir:
• Yakınlaşınca kaybetme korkusu
• Uzaklaşınca yalnızlık hissi
• Sevilince rahatsızlık
• Görülünce savunmaya geçme
• İlişkide sürekli tetikte olma

Bu ikilem, çocuklukta istikrarsız bağlanma figürleri, tutarsız ilgi veya duygusal ihmal yaşamış kişilerde daha belirgin olabilir.
Zihin bir yandan yakınlık isterken, diğer yandan güvenlik için mesafeyi tercih edebilir.

➡️ Bu döngüyü fark etmek, iyileşmenin en önemli adımıdır.
Yakınlık, güven ve sınır arasında daha dengeli bir yer bulmak zaman alabilir ama mümkündür.

Address


Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Dirsehan Çağrı Aslan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

  • Want your business to be the top-listed health & beauty business?

Share