24/05/2026
da görüp hemen istediğim ve kendisinin hemencecik ilettiği bu fotoğraf sanki zihninin içinde konuşan o ses gibi değil mi?
O ses konuşunda
Mecbur gibi
Kontrolsüz gibi hissettiriyor.
Ama aslında o ses dediğimiz yeme dürtüsü kalıcı bir şey değil.
Dalga gibi yükselip azalır. Bazen de yükselip yükselip azalıyor.
Hocam .jud şöyle derdi: Sen hiç sonsuza dek ağlayan bir çocuk gördün mü?
Eğer her ağladığında ona bir şeker verirsen, ağladığında şeker alabileceğini öğretmiş olursun.
Ama eğer kulakların patlayacakmış gibi olduğunda sabredip beklersen yavaş yavaş sustuğunu göreceksin. En kötü yorulacak ve susacak der.
Bu yüzden süreçte sadece yemekle değil, sinir sistemiyle de çalışıyoruz.
Çocuk ağladığında biz nasıl yatışacağız?