Fisun Su Türedi / Ma Akademi

Fisun Su Türedi / Ma Akademi Ben. Fisun Su Türedi.

BBM ve Doğal nefes teknikleriyle beden_zihin_ruh bütünlüğünü destekleyen bir nefes ve dönüşüm koçuyum.Ma Akademi'de bireysel seanslar, grup çalışmaları ve kamplarla insanlara kendilerini tekrar hatırlatıyorum

29/08/2026

Dün gece iki kadına, sırf BANA benziyor diye usulca sokulup merhaba dedim!

Tanıdık bir huzur aradım şaşkın bakışlarında dün…
Bildik bir söz bekledim, ESKİDEN KALMA öylesine…
Konuştuk, bir şeyler söylediler. Beklediğim sözler bunlar değil!
Yüzüme baktılar, gözlerime ama “BENİM” gibi değil. 🎼🎼

Hayalleri, hataları, güldükleri, sevdikleri farklı farklı üç kadın…
Avaz avaz bağırdık, şarkı söyledik, kimse duymadı…
Kadehimi onlara kaldırdım, onlar “Biz içmiyoruz.” dedi…
Ben onlar yerine de içtim.
İnsanı sarhoş etmeye neden iki kadın…

Onlar anlattı, ben dinledim.
“Ah be kızım, o hata yapılır mı? Hiç mi akıl yok?” demek istedim, SUSTUM!

Birine, “Çok safsın.”, ötekine, “Anı yaşa, bu kadar mükemmeliyetçi olma.” demek istedim, SUSTUM…

“Saç rengin çok kötü.” demek istedim, SUSTUM!

“Ağlıyor musun sen? Geçecek be kızım, ÜZÜLME. Ağladığın şey ileride kahkahaların olacak.” demek istedim, SUSTUM!

“Ah, nasıl da mutlusun. Sen bir de anne olunca gör mutluluğu.” demek istedim, SUSTUM!

Bilmiş bilmiş konuştum da konuştum.
Keşkeler ve iyikiler havada uçuştu, kimse duymadı…

Hayallerini anlattı ikisi de, gülümsedim…

Yer yer çok gururlandım, yer yer kıskandım onları.
Temiz yüreklerine hayran kaldım, kirli hissettim kendimi, çaktırmadım…

Biri çok çılgın, muzur, eğlenceli…
(Yürürken yoldaki çizgilere iki dakika basmadan giderse, günü muhteşem geçeceğine inanan bir saf.)

Öteki biraz inatçı, bilmiş mi ne?
Ama kaldırımda çarpışınca “Pardon.” diyen taraf.
(“Çüş!” demeyi öğrenir bir gün inşallah.)

Dün gece çok konuştuk, anılara daldık, güldük, hüzünlendik, kızdık, barıştık, affettik bolca da…
Herkesi, her şeyi, en çok da kendimizi…

Onları anladıkça affettim, affettikçe barıştım, barışınca hatırladım, hatırladıkça mutlu oldum.

Çünkü “BİZ BİRBİRİMİZİN HAYATINA GİREMEYEN, ÇIKMAYI DA BECEREMEYEN ÜÇ KİŞİYİZ SADECE.”

“Dün gece iki kadına, sırf BANA benziyor diye usulca sokulup merhaba dedim!
Yüzüme baktılar, gözlerime ama

29/08/2026

İşte enerjini yükseltecek 11 ritüel:

1. İlk iş: Yastığını çevir.
Evet, yanlış okumadın. Uyandığın an yaptığın ilk şey bu olsun.
Çünkü yastığını çevirmek, sadece fiziksel değil enerjisel bir sıfırlamadır.
Dün geceyle arana sınır koyar.
Zihinsel tazelenme ve alan temizliği için en kolay sabah ritüellerinden biridir.
Ve kimse söylemez… ama etkisi büyüktür.

2. Ellerini kalbinin üzerine koy ve söyle:
“Bugün bana hizmet etmeyen her şeyi bırakıyorum.”
Sabah zihni, en güçlü yeniden programlama alanıdır.

3. 2 dakika sadece nefes:
• Burnundan 4 saniyede al
• 2 saniye tut
• 6 saniyede ver

Ve şu niyeti fısılda:
“Bugün aldığım her nefes beni güçlendiriyor.”
(Bu teknik sinir sistemini regüle eder, kortizolü düşürür.)

4. Evde bir eşyanın yerini değiştir.
Bu hareket, “İçsel durgunluğu bozuyorum” demektir.

5. Kahveni ya da suyunu içerken 3 kez söyle:
“Şükür.”
Su, niyet taşır. Senin niyetinle frekansı yükselir.

6. Aynaya 7 saniye boyunca sessizce bak.
Ve hafifçe gülümse.
Bu, seni “enerjisel olarak sabitleyen” mikroritüellerden biridir.

7. Sabah ilk 1 saat telefona bakma.
Başkalarının yaşam frekansıyla değil, kendi enerjinle uyan.

8. Ayak tabanlarını hisset ve içinden söyle:
“Bağlanıyorum.”
30 saniye boyunca sadece ayaklarını fark et.
Prefrontal korteksi aktive eder. Zihin şimdiye döner.

9. Ellerini ısıt ve ensene koy.
Vagus siniri uyarılır. Bedenin “güvendeyim” mesajını alır.

10. Bileğine lavanta ya da adaçayı yağı sür.
Enerji geçiş kapılarını harekete geçirirsin.
Koku, limbik sistem üzerinden doğrudan duygularını etkiler.
Sabah ilk uyarıcın bu olsun.

11. Yaz.
“Bugün ne hissediyorum?”
“Bedenim neye ihtiyaç duyuyor?”
Yazmak, bilinçaltının aynasıdır. Cümleler değil, farkındalık doğurur!

Hangisi sende bir etki yarattı?
Yorumlara yaz.
Bir arkadaşına gönder — birlikte başlamak her zaman daha kolay.
Ve unutma:

Gün, senin frekansınla şekillenir.

Takip et, birlikte nefes alalım.

🌿 Burada paylaştıklarım, farkındalık ve iyi oluş amaçlıdır; tıbbi veya psikolojik tanı

29/08/2026

Bir varmışım 🎈, bir yokmuşum 🎈
Meğer ben seninle, yeniden varolacakmışım!
Alacağın nefes için gün sayacakmışım!

Tanışmaya heyecanlandığım, telaş yaptığım küçük adam.
Hem bir an önce gel istedim, hem daha erken, hazır değilim dedim!

Nasıl hazır olunur ki anneliğe??? Sen biliyor musun?
Küçücüğüm…

Yok ki bir okulu, kursu, gitsem ezberlesem her şeyi, çalışsam deli gibi, yılmam, yıkılmam öğrenirim. Güçlü ve hırslıyımdır, bilirsin az çalışmadık ders seninle! Ezberlerim, yalar yutarım engin bilgileri. O zaman en iyi anne olabilir miyim?????

En iyi anne nasıl olunur????
Hiç bilmiyorum küçücüğüm!!!
Korkuyorum!!!!

Herkes bir şey söylüyor, hepsininki birbirinden ayrı, dinlemesem, duymasam, okumasam, tıkasam kulaklarımı 🙉, biz birbirimizi tanısak sadece!!!
Sen kendini anlatsan, ben bizi anlatsam, sen dinlesen??
Yavaş yavaş tanışsak, kaynaşsak. Acelemiz yok ki hiçbir şeye.

Ezberlemesem basmakalıp kuralları, mesela sana sarılmak istiyorsam almalıyım kucağıma, kocaman sarılarak… Korkmamalıyım “kucak delisi yaparsın” diyenlerden!!!
Öpmek istiyorsam, doyasıya öpmeliyim özgür ruhumla!!!
Bebek çok öpülmez diyenlere inat!!!
Tanımışsındır az çok, pek sevmem kuralları, diretmelere, özellikle yasaklara!!!
Baban da böyle küçük adam!
Bizi tanıman zor olmayacak.
Basit, sıradan ama kuraldışı insanlarız…

Söyle bana: “Peki sen nasılsın küçücüğüm???”
Tanışmak için heyecanlandığım tek adam!!!

Sen geldiğinde konuşsak biçir biçir…
Müzik dinlesek bol bol, bir de gülsek kıkır kıkır, suratsız insanlara inat!!!
Sen gülünce güller açsa yüzümde, klasikleşmiş sözüm:
“Gülümse çünkü her şey çok güzel olacak” desem her gülüşünde!!!

Dua etsem varlığına 🙏, şükretsem baktıkça sana!!
Duanın kudretini öğretebilsem!!!
Vicdanlı olmayı, merhametli olmayı, merhametli insandan korkmamayı!!
Bir de bol bol kitap okumayı öğretebilsem…

Zorda olan insanlara yardım elini uzatmayı, sana yardım edenlere ve iyilik yapanlara da her daim:
“TEŞEKKÜR ET! TAKTİR ET! TEBESSÜM ET!” diyebilsem,

27/08/2026

Bazen de böyle… gülelim❤️

26/08/2026

Bilir misiniz?

Bazen bir şarkı, bir kitap, bir film, bir tat… hatta bir koku insanı tam 12’den vurur.

Bankada sıra beklerken, markette alışveriş yaparken, alelade bir yerde biri yanınızdan bir parfüm kokusuyla geçer… ve bir anda kalakalırsınız.

Bence her kokunun haritada bir şehri, tarihte bir yılı, mevsimlerden bir adı var.

Zaman makinesinin icat edilmediğini sananlar yanılıyor.

Dün ne yediğini hatırlamayan biri, o kokuyla bir anda 2000 yılı Ayvalık yazlarına, üniversite mezuniyetine, ilk aşkına, son aşkına, İzmir’e, İstanbul’a, Bozcaada’ya dönebilir.

Bir tat da yapmaz mı bunu?

Çocukken yediğiniz bir şeker, sizi yıllar öncesine götürmez mi?

Ya da yağmurlu bir gün arabada giderken radyoda bir şarkı çalar. Yanınızdaki değiştirmeye kalkar ve siz birden:

“Dur!”

dersiniz.

Çünkü o sadece bir şarkı değildir.

Bir yazdır.
Bir yolculuktur.
Bir insandır.
Belki de artık olmayan bir hayatın sesidir.

Geçenlerde çok eski kitaplarımdan birini elime aldım.

Sayfaların bazılarında yıldızlar vardı.

Hatırladım…

20’li yaşlarımda beni çok etkileyen yazıların yanına yıldız koyardım.

Koskoca kitapta sadece 4-5 sayfayı yıldızlamışım.

Merak edip tekrar okudum.

Ve şaşırdım.

O zaman beni çok etkileyen bazı cümleler bugün neredeyse hiç dokunmadı bana.

Yıldız koymadığım bazı sayfalarsa bu kez içime işledi.

Bir an durdum.

Yıl 2000.

20’li yaşlarımdayım.

O kitabın arasında yalnızca eski cümleleri değil, eski halimi de buldum.

Hatırladım.
Güldüm.
Hüzünlendim.

Hatta bazı şeyleri unuttuğumu bile unutmuşum.

Sonra hiç yıldız koymadığım bir sayfayı okudum.

Bu kez yanına iki yıldız koydum. ⭐️⭐️

Ve düşündüm:

Aynı cümleyi yıllar sonra okuyan aslında aynı insan değil.

Belki kitap değişmiyor.

Ama biz değişiyoruz.

Bir süre sonra oğlumla etkinlik kitabında resim yapıyorduk.

Her zamanki gibi bana dönüp:

“Anne, çok güzel yaptım. Yıldız koy. Çok çok güzelse çok yıldız koy, tamam mı?” dedi.

Gülümseyip yıldızını koydum.

Ve o anda fark ettim:

Hayatıma güncelleme gelmi

26/08/2026

Belki de manifestin en güçlü tarafı, “Evrene ne söyledin?” sorusu değil.

Kendine yıllardır ne söylüyorsun?

Çünkü bazen istediğimiz hayatla, içimizde doğru kabul ettiğimiz hayat birbirinden çok farklı.

“Sevilmek istiyorum” diyoruz ama içten içe “Ben ancak çok verirsem sevilirim” diye yaşıyoruz.

“Bolluk istiyorum” diyoruz ama para geldiğinde bile zihnimiz “Ya biterse?” diye tetikte.

“Görülmek istiyorum” diyoruz ama tam görünür olacağımız yerde geri çekiliyoruz.

İşte bu yüzden Neville Goddard’ın “varsayım” fikrini seviyorum.

Ama burada önemli bir ayrım var:

Neville’ın öğretisi spiritüel/felsefi bir öğretidir;

Bilimin desteklediği taraf ise şu: Kendimizle ilgili inançlarımız; dikkatimizi, olayları yorumlama biçimimizi, beklentilerimizi ve davranışlarımızı etkileyebilir.

Yani mesele sadece olumlu cümleler söylemek değil.

Belki asıl çalışma şu:

Bir şey istediğinde kendine sor:

“Bunu isteyen ben, içten içe kendisi hakkında neye inanıyor?”

Sonra bir adım daha:

“Eğer kendimi gerçekten değerli, güvende ve yeterli hissetseydim bugün neyi farklı yapardım?”

Belki o mesajı atmazdın.
Belki “hayır” derdin.
Belki fiyatını düşürmezdin.
Belki kendini açıklamak için bu kadar uğraşmazdın.
Belki de yıllardır ertelediğin o ilk adımı atardın.

Manifesti seviyorsak sevelim.

Ama onu kendimizi kandırmanın değil, kendimizi fark etmenin bir aracına çevirelim.

Çünkü bazen değiştirmemiz gereken ilk şey dışarıdaki hayat değil…

O hayatın içinde kim olduğumuza dair taşıdığımız eski hikâye.

Kaydet. Bir dahaki sefere “Neden yine aynı şeyi yaşıyorum?” dediğinde kendine şu soruyu sor:

“Ben burada hangi eski varsayımımı gerçek sanıyorum?”

25/08/2026

Bilimsel adı: regülasyon.
Günlük hayattaki karşılığı: Her düşüncenin peşinden gitmemeyi öğrenmek. 😌

Bazen gerçekten önce bir nefes almak, sonra neyin ilgimizi hak ettiğine karar vermek gerekiyor.

25/08/2026

Doğum günümdü, muhteşem bir hava vardı. Yağmur yağıyordu ve gözyaşlarım yağmurla karışıyor, mutluluktan ve şoktan ağlamamı durduramıyordum…

Arkadaşlarla bir nefes alırız diye kaçtığımız bu kamp tatilinde, meğer 6 aydır öğrenemediğimiz bebeğimizin cinsiyetini harika bir sürprizle öğrenecekmişiz. ❤️

Yıllar sonra bakıp bakıp sadece izlemek istiyorum bu güzel günü. 🧡🧡🧡🧡

Türk kültüründe ağaç; yaşamın, canlılığın, ölümsüzlüğün, bolluğun, bereketin, umudun, doğurganlığın, üremenin, sağlığın ve sıhhatin sembolü olarak görülür. 🌳

Oğlum, her ağacın üzerine ailesine ve sevdiklerine bir mektup bırakmıştı. 🧡

Ah, nasıl anlamlı ve özel… Tam annesine uygun bir haber veriş. 🧡

Canım oğlum… Sen daha dünyaya gelmeden bana ve sevdiklerine mektuplar yazarak gelişini haber vermiştin. Benim de bu doğum gününde sana bir mektubum var:

ÂŞIK OLDUĞUN İŞİ YAP ve onun okulunu oku.

Hayallerindeki muazzam güzellikteki kadınla değil; hayallerini beraber gerçekleştirebileceğine inandığın muazzam kadınla evlen.

Âşık olduğun ülkede, hayallerindeki evde yaşa.

Ve bir evladın olsun, gözleri sana benzeyen… 🦄
İşte bunlar hayatın en büyük hediyeleri olsun sana. 💫

İş yerindeki çaycıya, genel müdürüne duyduğun saygının aynısını duyduğunda; herhangi bir kadına her koşulda saygı duymayı ve onu incitmemeyi öğrendiğinde; okumayı, çok okumayı yararlı işlere çevirdiğinde; hayallerini gerçekleştirirken kimseye zarar vermeden, kendi hakkınla ulaştığında; gülümsemeyi hiçbir zaman unutmayıp, yeri geldiğinde özür dilemenin acizlik olmadığını öğrendiğinde…

Ve Mustafa Kemal Atatürk’ü Başöğretmenin sayıp, onun ilke ve inkılaplarını ilelebet takip ettiğinde…

Bil ki annen, hayallerini gerçekleştirmiş mutlu bir kadın olarak veda edecek bu dünyaya.

Hayallerimdeydin, şimdi dualarımdasın…

Tenin tenime dokunup hıçkırıklarla ağladığım gün, beş yıl önce tam da bugündü, bu saatti…

Zamana takılmadım, hayallerime dokundurtmadım. 🌟

Çünkü zaman ilerliyor ve

24/08/2026

Zaman ilerliyor ve sen büyüyordun oğlum…
Saat sessizce çınlıyordu… ⏱️

Zamanı durduramazsın, onun da seni durdurmasına izin verme… Birileri “Yapamazsın.” diyecek! Aldırma!

ZAMANI KAÇIRMA, ARZULARINI ENGELLEME…
Çünkü zaman ilerliyor ve sen büyüyorsun oğlum…

Kimse “Yapamazsın, yapma.” demedi.
32 yaşında işimi bırakıp babanın peşinden Amerika’ya gittim. Bir ülkeyi fethedecek kadar çok gezdik, sevdik, okuduk, büyüdük; rüyalar âleminden çıkamadık…
33 yaşında ikinci üniversiteyi okudum.
35 yaşında AŞKA “EVET” dedim.
41 yaşında seninle tanıştım; bir harikalar diyarında… 💫
70 yaşında ne yaparım, sen düşün!

Yani diyeceğim şu ki…

ZAMANA TAKILMA.
ARZULARINI ENGELLEME.
HAYAL ET VE YAP.

Çünkü;
Zaman ilerliyor ve sen büyüyorsun oğlum…

ÂŞIK OLDUĞUN İŞİ YAP ve onun okulunu oku.

Hayallerindeki muazzam güzellikteki kadınla değil; hayallerini beraber gerçekleştirebileceğine inandığın muazzam kadınla evlen.

Âşık olduğun ülkede, hayallerindeki evde yaşa.

Ve bir evladın olsun, gözleri sana benzeyen… 🦄
İşte bunlar hayatın en büyük hediyeleri olsun sana. 💫

İş yerindeki çaycıya, genel müdürünle aynı saygıyı duyduğunda; herhangi bir kadına her koşulda saygı duymayı ve incitmemeyi öğrendiğinde; okumayı, çok okumayı yararlı işlere çevirdiğinde; hayallerini gerçekleştirirken birilerine zarar vermeden, kendi hakkınla ulaştığında; gülümsemeyi hiçbir zaman unutmayıp, yeri gelince özür dilemenin acizlik olmadığını öğrendiğinde…

Ve Mustafa Kemal Atatürk’ü Başöğretmenin sayıp, onun ilke ve inkılaplarını ilelebet takip ettiğinde…

Bil ki annen, hayallerini gerçekleştirmiş mutlu bir kadın olarak veda edecek bu dünyaya.

Hayallerimdeydin, şimdi dualarımdasın…

Tenin tenime dokunup hıçkırıklarla ağladığım gün, beş yıl önce tam da bugündü, bu saatti…

Zamana takılmadım, hayallerime dokundurtmadım. 🌟

Çünkü;
Zaman ilerliyor ve biz seninle büyüyorduk oğlum…

İYİ Kİ DOĞDUN HAYALLERİMDEKİ
Limon 🍋 Atam🎈

24/08/2026

Bu filmi ağlamadan izleyen var mı?

Ben yıllar sonra yeniden düşündüğümde şunu fark ettim:
Bu hikâyede tek bir suçlu yoktu.
Sadece birbirini çok geç duyan iki insan vardı.

Evlilikleri bitti.
Ama ikisi de yaşadıklarıyla dönüştü:
Joanna kendini yeniden buldu.
Ted ise gerçekten baba olmayı öğrendi.

Belki de Kramer vs. Kramer yalnızca bir boşanma filmi değildi.
Birbirimizi zamanında duymadığımızda neleri kaybedebileceğimizi anlatıyordu.

Sizce birbirlerini daha erken duyabilselerdi…
O valiz yine de toplanır mıydı?

Address

Istanbul
34728

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Fisun Su Türedi / Ma Akademi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share