Psikoterapistmustafakonuk

İlkel benliğimiz için dışlanmak veya reddedilmek, aidiyetten kopmak ve dolayısıyla hayati tehlike ile eş anlamlıyken; mo...
06/06/2026

İlkel benliğimiz için dışlanmak veya reddedilmek, aidiyetten kopmak ve dolayısıyla hayati tehlike ile eş anlamlıyken; modern yaşamda bu korku, özsaygımızın bir yansıması ve onaylanma ihtiyacımızın bir kırılganlığı haline dönüşür. Bu korkuyu yaşayan kişi, aslında reddedilmeyi dış dünyadan gelen objektif bir "yetersizlik" bildirimi olarak kodlar; oysa bir başkasının "hayır" cevabı, genellikle reddedenin kendi içsel dünyasının, ihtiyaçlarının veya o anki kısıtlı algısının bir sonucudur. Reddedilme korkusuna teslim olmak, kişinin kendi değerini başkalarının onayına ipotek etmesine neden olur; bu durum da potansiyeli kısıtlayan, kaçınma davranışlarını besleyen ve bireyi otantik olmaktan uzaklaştıran bir kısır döngü yaratır. Bu korkuyla başa çıkmanın yolu, reddedilmenin bir son veya bir hüküm değil, yalnızca bir etkileşim verisi olduğunu idrak ederek, özdeğeri dışarıdan değil, kişinin kendi içsel tutarlılığından besleyen bir yapı kurmaya çalışmaktır.

Bağ kurmak, bir başkasının dünyasında iz bırakmayı göze almaktır. Bu iz, sadece derin bir sevgiyle değil, aynı zamanda k...
05/06/2026

Bağ kurmak, bir başkasının dünyasında iz bırakmayı göze almaktır. Bu iz, sadece derin bir sevgiyle değil, aynı zamanda kararlılıkla atılan adımlarla anlam kazanır.
​Sorumluluk, aslında bir "seçim" halidir. Birini hayatının merkezine veya kıyısına koyduğunda, onun gölgesinde serinlemeyi kabul ettiğin kadar, güneşinde yanmasına da ortak olmayı seçersin. Bu, bir aynanın karşısına geçip kendi yansımandan öteye bakabilme cesaretidir.

04/06/2026

Sevmeyi bilmeyen, duvar gibi duygusuz, çocuğuna sevgisini geçiremeyen anne babaların çocukları maalesef "duyguları" ile bağını keserler. Ağlamamak için her yola başvururlar. Kimseye muhtaç olmamak için hep ama hep güçlü olmak zorunda kalırlar. Birinden bir şey istemek onlar için ölüm gibidir, çok zordur, bu yüzden isteyemezler. Duygularını belli etmek demek, onlar için zayıflık göstergesidir. Zayıf olursan bir tekme de karşındakinden yersin diye düşünürler çünkü.
Duyguları ile bağını keserler çünkü zamanında çok sevgi beklemiştir, muhtaç olmuştur ama beklediği sevgi ve ilgi bir türlü gelmemiştir. Bir türlü Arzu ettiği gibi sevilmemiştir. Bu kadar tekrardan sonra da sevileceğine dair olan inancını yitirmiştir. Sevgi de bir duygudur. Her seferinde bu sevilmemişlik ile yüzleşmek zor geldiği için ve bu yüzleşmeyi yaşamamak için duygularını komple bastırır. Ne dedik duygularını göstermek aynı zamanda zayıflık ve acizlik göstergesidir.
Sevgi almak ile sevgiyi vermek arasında asimetrik bir dengeleri vardır. Elinden geldiğince sevgi vermeye çalışırlar ama sevgi alma konusunda çok ürkektirler. Sevgiyi alması için çok ama çok güvenmesi gerekir. Darbe yetmeyeceğinden emin olması gerekir. Aslında deli gibi sevgi açlığı çekiyordur ama bunun görülmesini hiç istemezler. Sevgiye muhtacmış gibi görünmek çok rahatsız eder onları. Bunu geçmişinden acı tecrübe ettiği için yani çocukken sevgiye ve ilgiye muhtaçtı ve bu muhtaçlığı ile kalakaldı her seferinde. Düşünsenize ne kadar zor bir durum. Hem çok sevilmek istiyorsunuz hem de bu isteğinizin görülmesini istemiyorsunuz. Aciz, zavallı görünüyorum gibi gelir onlara çünkü.
Ayrıca elbette kız ve erkek çocuklarının adaletsiz bir şekilde sevgi ve ilgi görmesi de insanı çok temelden sarsan birşeydir. Kadın olmak maalesef çok zor.
k

Geride kalan, kendisini suçluyor, ben mi birşey yaptım diye ciddi ciddi  kafa karışıklığı yaşıyor. İkilemler, ihtimaller...
03/06/2026

Geride kalan, kendisini suçluyor, ben mi birşey yaptım diye ciddi ciddi kafa karışıklığı yaşıyor. İkilemler, ihtimaller arasında boğulup kalıyor. Arasam mı aramasını mı beklesem diye diye, yıpratıyor kendisini.
Lütfen net olun.

aslında duvar örmek yerine köprü kurmaya odaklar sizi çünkü. Birini suçladığımızda o kişi kendisini koruma altına alır v...
02/06/2026

aslında duvar örmek yerine köprü kurmaya odaklar sizi çünkü. Birini suçladığımızda o kişi kendisini koruma altına alır ve duymaya kapalı hale gelir. Ancak kendi kırılganlığımızdan ve ne hissettiğimizden bahsettiğimizde, karşı tarafa savunma kalkanlarını indirmesi için alan açmış oluruz. İletişim, birine ne yaptığını anlatmaktan ziyade, olanların bizde ne uyandırdığını paylaşmakla başlar.

01/06/2026

Gerçek anlamda çabalayan kişi, bağ kurmaya odaklanır ve "biz" bilinciyle hareket eder; sorunlarda kendi payını sorgulayarak gerilimi düşürmeyi amaçlar. Çabalıyor görünen kişi ise bir performans sergiler; amacı ilişkiyi onarmak değil, "üzerime düşeni yaptım" diyerek vicdanını rahatlatmak veya partnerini kendi istediği kalıba sokarak kontrolü elinde tutmaktır. Kısacası, ilki ilişkiyi iyileştirmek için sessizce emek verirken, ikincisi sadece kendi egosunu beslemek için gürültülü ve yorucu bir haklılık savaşı yürütür.

Ben dobrayım diyip sürekli kalp kıranlara gelsin
29/05/2026

Ben dobrayım diyip sürekli kalp kıranlara gelsin

27/05/2026
Herkesin sayısız alternatif olduğu yerde; "Yara bandı gibi kullanılan ilişkiler, sadece acıyı geciktirir; iyileştirmez."
25/05/2026

Herkesin sayısız alternatif olduğu yerde; "Yara bandı gibi kullanılan ilişkiler, sadece acıyı geciktirir; iyileştirmez."

Address

Aydınevler Mahallesi, Siteler Yolu No:28, Küçükyalı
Kucukyalı
34854

Opening Hours

09:00 - 17:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikoterapistmustafakonuk posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Psikoterapistmustafakonuk:

Share