Köy Tadı

Köy Tadı Köy Tadı ile doğal ürünleri tedarik edebilir, doğal yaşam hakkında bilgi ve leziz tarifler bulabilirsiniz. Doğal ürünleri sipariş verin kapınıza kadar getirelim

25/07/2026

Kara demlik deyip geçme, içindeki çayın tadını almadan,İnsan deyip geçme, derdini anlamadan...Bir kara demlik, bir barda...
17/07/2026

Kara demlik deyip geçme, içindeki çayın tadını almadan,
İnsan deyip geçme, derdini anlamadan...
Bir kara demlik, bir bardak çay;
Ömür geçiyor işte, ne sayarsan say...



Yeni sezon kekik, geven ve çiçek balları hasadı başlıyor...
16/07/2026

Yeni sezon kekik, geven ve çiçek balları hasadı başlıyor...

Sultan II. Abdülhamid'in son senelerinde vefat eden emekli miralay Osman Fevzi Bey'in vasiyetnamesinden bir bölüm:     "...
14/07/2026

Sultan II. Abdülhamid'in son senelerinde vefat eden emekli miralay Osman Fevzi Bey'in vasiyetnamesinden bir bölüm:     "Sevgili Refikam Semahat Hanım;     Sizinle ilk tanışmamız, hayli ibretamiz olmuştu. Komşularımızın tavsiyesi ile size talib olduk ve rahmetli validem ile beraber, evinize, sizi istemeye gelmiştik. Âdet üzere, kahve ikram etmeniz icab ediyordu. Biraz sonra kahvelerimizi getirdiniz. Valideminki sade idi, fakat ben bir yudum alınca neye uğradığımı anlamadım. Çünkü kahveye şeker yerine bol mikdarda tuz koymuştunuz. Size bunu hissettirmemeye çalıştım, fakat hemen farkettiniz ve bir çığlık attınız. Ben ise, sizi mahcub etmemek için; "Aman efendim, ne hoş bir tesadüf, bendeniz, asker tabiatli olduğumdan herhalde, kahveyi tuzlu içerim. İnşaallah mes'ud bir yuva kurarız ve siz de bana hergün tuzlu kahve yaparsınız." demişdim.     İşte sevgili Semahatcığım, sizinle tam 50 sene devam eden bu mes'ud izdivacımız, tuzlu kahve ile başladı. Aslında hayatımda o ana kadar hiç tuzlu kahve içmemişdim. Zaten İçilecek gibi de değildi. Siz 50 sene boyunca hergün bana, hoşuma gittiğini zannederek tuzlu kahve yaptınız. Bu kahvenin her yudumu zehir gibi acıydı. Fakat bu azabı size hiç hissettirmedim. Zira, karşımda mahcub bir hale düşmeniz, kalbinizin kırılması bana, tuzlu kahveden daha acı gelecekdi. Bu yüzden size hiçbirşey hissettirmedim.     Artık ahiret yolculuğu başlıyor. İnşaallah dünya hayatındaki beraberliğimiz Cennet'te de devam eder. Çünki, "Dünyada kimi seviyorsanız, ahırette de beraber olursunuz" sözü hadis-i şerifdir. Sizleri Alalhü Teâlâ'ya emanet ediyorum."

12/07/2026

Behlül Dânâ bir gün kimse yok iken Harun Reşid’in tahtına geçip oturmuştu. Çok geçmeden sarayın görevlileri geldi. Behlül’ü tahttan indirip dayak attılar. Behlül hem dayak yiyor, hem de gülüyordu.

Harun Reşid içeri girip, Behlül’e niye güldüğünü sordu. (Yediğim dayağa gülmüyorum. Bu tahtta birkaç dakika oturmakla bu kadar dayak yedim, sen yıllarca oturuyorsun, kim bilir ne kadar dayak yiyeceksin diye ona gülüyorum) dedi.

Yeni sezon mahsül sınırlı sayıda. Acele eden alıyor.
05/07/2026

Yeni sezon mahsül sınırlı sayıda. Acele eden alıyor.

Molla Fenari Bursa kadısıyken, Onun kadılığı sırasında bir adam pazardan bir at satın aldı. Fakat alış-verişin hemen ark...
16/06/2026

Molla Fenari Bursa kadısıyken, Onun kadılığı sırasında bir adam pazardan bir at satın aldı. Fakat alış-verişin hemen arkasından atın hasta olduğunu farketti. Geri ver mesi gerekiyordu, ama satın aldığı adamı zorluk çıkartır, atın hastalığını kabul etmez diye önce kadıya gidip resmi kanaldan işi sağlama bağlamak istedi. Mahkemeye gittiğinde kadıyı (Molla Fenari) yerinde bulamadı. İşini ertesi güne bıraktı. Fakat at o gece öldü. Adam ertesi gün olanları kadıya anlattı, mağdur olduğunu, ne yapması gerektiğini sordu. Molla Fenari "Senin zararını ben ödeyeceğim" dedi. Adam hayretle kadıya baktı, "Niçin siz ödeyeceksiniz, konuyla hiçbir ilginiz ve suçunuz yok ki..." dedi. Molla Fenari, "Evet öyle görünüyor ama aslında benim de suçum büyük. Eğer sen dün makamıma geldiğinde ben yerimde olsaydım, olaya müdahale eder, atı geri verdirir, paranı iade ettirirdim. At da sahibinin elinde ölmüş olurdu. Bu imkân şimdi yok olmuştur. Senin zararına benim makamımda bulunmamam sebep olduğu için zararını ben ödeyeceğim" dedi ve ödedi.

Aşırı bal yediği için hastalanan ve vücudunda yaralar çıkan bir çocuk, bir türlü bu tutkusundan vazgeçemiyordu. Çaresiz ...
06/06/2026

Aşırı bal yediği için hastalanan ve vücudunda yaralar çıkan bir çocuk, bir türlü bu tutkusundan vazgeçemiyordu. Çaresiz kalan ailesi devrin alimi İmam-ı Azam Ebu Hanife'ye başvurarak çocuklarının bu alışkanlığından kurtulması için yardım istediler.

Durumu dinleyen İmam-ı Âzam anne babaya "Kırk gün sonra gelin" cevabını verdi. Aile şaşırsa da çaresizce bekledi. Kırk gün sonra tekrar huzura çıktıklarında İmam-ı Azam, çocuğu yanına çağırdı ve sadece "Bundan sonra bal yeme evladım!" dedi.

Sonraki günlerde bakmışlar ki çocukları artık bal istemiyor!

Merak etmişler bunun sebebini.

İmam-ı Âzam’a tekrardan rahatsız etmişler ve ona; “Efendim, ona bir cümle söylediniz. Nasıl onu baldan vazgeçirebildiniz? Nedir bunun hikmeti?” diye sormuşlar.

Cevabından, İmam-ı Azam Ebu Hanife: “Kırk gün önce, ben de bal yiyordum. Bal yiyen birinin, başkasına ‘bal yeme’ demesi etkili olmazdı. Sizin ilk gelişinizde bal yemeyi kestim, önce nefsimde denedim bunu. Kendim bunu bırakmanın mümkün olduğunu görünce sözüm de ona tesir etti.”


Address

Taşdelen
Çekmeköy

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Köy Tadı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share