Dr. Dil ve Konuşma Terapisti Çiğdem Eryilmaz

Dr. Dil ve Konuşma Terapisti Çiğdem Eryilmaz Kekemelik, gecikmiş konuşma, artikülasyon bozuklukları, otizm down sendromu vb sorunlara eşlik eden dil ve konuşma bozuklukları

Sesletim Bozuklukları (harfleri yanlış söyleme)
Akıcılık Bozuklukları (Kekemelik ve hızlı bozuk konuşma)
Gecikmiş Dil Bozuklukları
Yaygın gelişimsel bozukluğa (otizm) bağlı dil bozuklukları
Edinilmiş Dil Bozuklukları /İnme sonrası görülen dil kayıpları)
Ses bozuklukları (nodül ve puberfoni vs)
Yutma ve Yutkunma Bozuklukları ile ilgili terapi verilir.

03/08/2026

Gün içerisinde sesinizi yoğun şekilde kullanıyorsanız, yaşadığınız ses kısıklığını yalnızca yorgunluk olarak değerlendirmemek gerekir. Özellikle öğretmenler, çağrı merkezi çalışanları, imamlar ve işi gereği sürekli konuşmak zorunda olan kişilerde yoğun ses kullanımına bağlı olarak ses kısıklığı, boğaz ağrısı ve kuruluk gibi şikâyetler ortaya çıkabilir.

Yoğun ses kullanımına bağlı gelişen sorunlar, bazı kişilerde ses teli nodülleriyle karşımıza çıkabilir. Bu tür durumlarda ses terapisi etkili bir tedavi yöntemi olarak uygulanabilmektedir. Sesinizde uzun süredir devam eden kısıklık, yorulma veya boğaz bölgesinde rahatsızlık yaşıyorsanız, bir Dil ve Konuşma Terapistinden değerlendirme almanız faydalı olacaktır.

22/07/2026

Konuşması geciken bir çocuk için kreş tek başına bir çözüm değildir. Elbette akranlarıyla bir arada olmak, sosyal iletişim kurması ve dil becerilerini desteklemesi açısından oldukça değerlidir. Ancak her çocuğun gelişim süreci farklı ilerlediği için kreş kararı verilmeden önce hem genel gelişiminin hem de dil gelişiminin uzman tarafından değerlendirilmesi büyük önem taşır.

Eğer çocuğun gelişim düzeyi akranlarıyla uyumluysa kreş, iletişim becerilerini destekleyen önemli bir ortam olabilir. Ancak altta yatan gelişimsel ya da dil ile ilgili bir sorun varsa, öncelikle kapsamlı bir değerlendirme yapılması ve gerekli desteğin planlanması daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Her çocuk için en doğru yol, ihtiyaçlarına uygun şekilde belirlenmelidir.

16/07/2026

Öğrenme güçlüğü, okul çağındaki çocuklarda en sık karşılaşılan gelişimsel durumlardan biridir. Ancak birçok aile bu kavramın yalnızca okuma problemi anlamına geldiğini düşünür. Oysa öğrenme güçlüğü; okuma, yazma ve matematik becerilerini etkileyebilen geniş bir başlıktır. Bu nedenle çocuğun yaşadığı güçlüğün erken dönemde doğru şekilde değerlendirilmesi, eğitim süreci açısından büyük önem taşır.

Dil ve konuşma terapisi açısından özellikle okuma güçlüğü dikkatle ele alınmalıdır. Eğer çocuğunuz 1. sınıfın ikinci dönemine gelmesine rağmen hâlâ okumada belirgin zorluk yaşıyorsa, bunu yalnızca zamana bırakmak yerine profesyonel bir değerlendirme almak faydalı olacaktır. Erken dönemde sağlanan destek, çocuğun hem akademik başarısını hem de öğrenme sürecine olan güvenini olumlu yönde etkileyebilir.

13/07/2026

Çocuğunuz 3 yaşında olmasına rağmen yalnızca birkaç kelime söylüyor ya da hâlâ cümle kuramıyorsa, bu durumu “zamanla düzelir” diye ertelememek gerekir. Dil gelişiminde belirli yaşlara göre beklenen basamaklar vardır. Çocukların yaklaşık 1 yaşında ilk anlamlı kelimelerini söylemesi, 2 yaşına geldiklerinde ise iki kelimeli cümleler kurmaya başlaması beklenir. Bu gelişim basamaklarında belirgin bir gecikme olması, değerlendirilmesi gereken önemli bir işaret olabilir.

Özellikle 3 yaşına gelmiş bir çocuğun hâlâ cümle kuramıyor olması, gecikmiş konuşma açısından mutlaka uzman değerlendirmesi gerektirir. Erken dönemde yapılan dil ve konuşma terapisi değerlendirmesi, olası sorunların nedenini belirlemek ve çocuğun iletişim becerilerini desteklemek açısından büyük önem taşır. Erken müdahale sayesinde hem dil gelişimi hem de ilerleyen dönemdeki akademik ve sosyal beceriler daha sağlıklı şekilde desteklenebilir.

08/07/2026

Çocuğunuz 5 yaşına gelmesine rağmen hâlâ kısa, iki kelimelik cümleler kuruyor ya da cümleleri anlamlı bir sırayla oluşturmakta zorlanıyorsa, bunun değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü 4 yaşından itibaren çocuklardan yetişkin konuşmasına yakın bir dil becerisi beklenir. Bu dönemde çocukların daha uzun cümleler kurabilmesi, özne-nesne-yüklem sıralamasını kullanabilmesi ve günlük yaşamda "kim, ne, nerede, ne zaman, neden, nasıl" gibi sorulara uygun cevaplar verebilmesi beklenir.

Gelişimsel dil bozukluğu, çocukluk döneminde sık karşılaşılmasına rağmen bazen okul öncesi dönemde fark edilmeyebilir. Eğer çocuğunuz yaşına uygun uzunlukta cümleler kuramıyor, ekleri doğru kullanmıyor veya soru-cevap iletişiminde zorlanıyorsa, "zamanla geçer" diye beklemek yerine bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme almak erken müdahale açısından büyük önem taşır. Erken dönemde sağlanan destek, çocuğun hem akademik hem de sosyal yaşamını olumlu yönde etkileyebilir.

02/07/2026

Afazi, inme ve benzeri nörolojik hastalıklar sonrasında ortaya çıkabilen bir dil ve konuşma bozukluğudur. Bu durum yalnızca konuşmayı değil; kişinin anlama, okuma, yazma ve kendini ifade etme becerilerini de etkileyebilir. Toplumda yeterince bilinmese de, afazi birçok kişinin günlük yaşamını ve iletişimini önemli ölçüde etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur.

İnme sonrasında konuşmada güçlük yaşayan bir yakınınız varsa, bunun iyileşme sürecinin doğal bir parçası olduğunu düşünüp beklemek yerine profesyonel destek almak büyük önem taşır. Erken dönemde başlanan dil ve konuşma terapisi, kişinin iletişim becerilerini yeniden kazanmasına ve günlük yaşamına daha bağımsız şekilde devam etmesine önemli katkılar sağlayabilir. Bu nedenle afazi belirtileri fark edildiğinde bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alınması ihmal edilmemelidir.

29/06/2026

Çocuğunuz ilkokula başlayacak ama hâlâ **“r”** sesini söylemekte zorlanıyor mu? Bu durum birçok aileyi endişelendirebiliyor. Aslında **“r” sesi**, Türkçede çocukların en geç edindiği konuşma seslerinden biridir. Ancak ilkokul çağına gelen bir çocuğun artık bu sesi doğru şekilde kullanması beklenir. Bu nedenle okul öncesi dönemde fark edilen güçlüklerin değerlendirilmesi, ilerleyen süreç açısından önem taşır.

İyi haber ise, **“r” sesiyle ilgili yaşanan sorunlar terapiyle düzeltilebilen durumlardır.** Üstelik ne kadar erken müdahale edilirse, çocuğun doğru sesi öğrenmesi ve günlük konuşmasına aktarması da o kadar kolay olur. Erken destek; çocuğun hem akademik hayatını hem de sosyal iletişimini olumlu yönde etkileyebilir. Bu nedenle ilkokula başlamadan önce bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme almak, çocuğunuz için önemli bir adım olacaktır.

22/06/2026

Akran zorbalığı günümüzde çocukların hem akademik başarılarını hem de psikolojik iyi oluşlarını etkileyen önemli sorunlardan biridir. Dışlanmak, alay edilmek, oyunlara dahil edilmemek ya da arkadaş gruplarından uzaklaştırılmak çocukların özgüvenini ve sosyal gelişimini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle akran zorbalığını yalnızca çocuklar arasında yaşanan basit anlaşmazlıklar olarak değerlendirmemek gerekir.

Özellikle konuşma farklılıkları olan çocuklar, akran zorbalığı açısından daha fazla risk altında olabilmektedir. Kekemelik, artikülasyon bozuklukları veya diğer iletişim güçlükleri nedeniyle çocuklar zaman zaman arkadaş ortamlarında olumsuz deneyimler yaşayabilmektedir. Oysa bu sorunların büyük bir kısmı erken dönemde değerlendirilip desteklenebilen durumlardır. Çocuğunuzun konuşmasıyla ilgili güçlükler yaşıyorsa, hem iletişim becerilerini güçlendirmek hem de olası sosyal sorunların önüne geçebilmek adına bir dil ve konuşma terapistinden değerlendirme almanız faydalı olacaktır.

17/06/2026

Çocuğunuz “kitap” yerine “titap”, “kedi” yerine “tedi” diyorsa bunun sevimli bir konuşma şekli olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bazı seslerin belirli yaşlarda doğru şekilde kazanılması beklenir. Örneğin “k” sesi, çocukların genellikle 2,5-3 yaş arasında edinmeye başladığı konuşma seslerinden biridir. Bu nedenle çocuğunuz 5 yaşına gelmesine rağmen hâlâ “k” sesi yerine “t” sesi kullanıyorsa, bunun değerlendirilmesi önemlidir.

Okul öncesi dönemde fark edilen ve desteklenen artikülasyon sorunları, ilerleyen süreçte okuma ve yazma becerilerinin gelişimini de olumlu yönde etkileyebilir. Çünkü bazı çocuklar yalnızca konuşurken değil, okurken ve yazarken de bu ses değişikliklerini sürdürebilmektedir. Erken dönemde yapılan değerlendirme ve terapi çalışmalarıyla bu tür sesletim problemleri büyük ölçüde düzeltilebilmektedir. Bu nedenle çocuğunuzun konuşmasında benzer bir durum gözlemliyorsanız, bir dil ve konuşma terapistinden destek almayı düşünebilirsiniz.

13/06/2026

Otizm, erken çocukluk döneminde ortaya çıkan ve özellikle iletişim becerilerini etkileyebilen nörogelişimsel bir farklılıktır. Otizmli çocuklarda yalnızca konuşma değil, iletişimin temelini oluşturan göz teması kurma, ortak dikkat geliştirme, oyun oynama ve sosyal etkileşim gibi alanlarda da güçlükler görülebilir. Bu nedenle iletişim becerilerinin desteklenmesi, erken dönemde büyük önem taşır.

Çocuğunuz ismiyle seslendiğinizde size bakmıyorsa, göz kontağı kurmaktan kaçınıyorsa, birlikte oyun oynamaya ilgi göstermiyorsa ya da ihtiyaçlarını sözcüklerle ifade etmek yerine elinizden tutup istediği yere götürüyorsa, bu durumların profesyonel olarak değerlendirilmesi faydalı olabilir. Erken dönemde yapılan değerlendirme ve destek çalışmaları, çocuğun iletişim becerilerinin gelişimine önemli katkılar sağlayabilir.

Address

Kent Koop. Mahallesi 1864. Sok. Fulya Apartmanı No:8/5 Batıkent Yenimahalle Ankara
Ankara
06370

Opening Hours

Monday 09:00 - 19:00
Tuesday 09:00 - 19:00
Wednesday 09:00 - 19:00
Saturday 09:00 - 18:00

Telephone

+905522405072

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dr. Dil ve Konuşma Terapisti Çiğdem Eryilmaz posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Dr. Dil ve Konuşma Terapisti Çiğdem Eryilmaz:

Shortcuts

Share