22/05/2026
Bazen sanki içimizde farklı yanlar varmış gibi hissedebiliriz.
Örneğin bir yanımız yakın bir bağ kurmayı isterken başka bir yanımız uzaklaşmak isteyebilir; bir yanımız dinlenmeye ihtiyaç duyarken diğer yanımız sorumlulukları yerine getirmek için bizi harekete geçirmeye çalışabilir. Zaman zaman içimizde çok sesli bir koro varmış gibi hissetmemiz oldukça insani bir deneyimdir.
Ego State Terapi, bu içsel yanları ya da benlik durumlarını daha yakından tanımayı, her birinin neyi korumaya ya da hangi ihtiyacı karşılamaya çalıştığını anlamayı ve aralarındaki ilişkiyi sistematik bir biçimde incelemeyi amaçlayan güçlü bir terapi yaklaşımıdır.
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) perspektifinden bakıldığında ise bu içsel parçalar arasındaki etkileşim daha görünür hale gelebilir.
Örneğin bir benlik durumu yoğun bir tehdit algısıyla kişiyi “ya kötü bir şey olursa?” düşüncesiyle uyarmaya çalışırken, başka bir parça bu kaygıyı azaltmak için kontrol etme, tekrar etme ya da zihinsel nötralizasyon gibi kompulsif davranışlara yönelebilir. Aynı anda kişinin daha işlevsel ve gerçeklik odaklı yanı ise bu döngünün ne kadar yorucu olduğunu fark ederek bundan uzaklaşmak isteyebilir.
Bu açıdan Ego State yaklaşımı, OKB’yi yalnızca belirtiler üzerinden değil; kişinin içsel sistemi, parçaları arasındaki çatışmalar ve bu parçaların işlevleri üzerinden anlamaya olanak tanıyan bütüncül bir klinik bakış sunmaktadır.
Bu kuramsal ve klinik perspektifi daha derinlemesine ele almak adına, Institute of OCD tarafından düzenlenen “TR-V-OCD EMDR Tedavi Protokolü ile OKB Tedavisinde Ego State Entegrasyonu: Parçalarla Çalışmak” başlıklı eğitime katılma fırsatı buldum. OKB tedavisinde Ego State yaklaşımının EMDR ile entegrasyonuna ilişkin güncel uygulamaların ele alındığı bu değerli eğitim, klinik bakış açımı zenginleştiren ve terapötik çalışmalara yeni bir perspektif kazandıran oldukça kıymetli bir öğrenme deneyimi oldu. Bu değerli eğitimi gerçekleştiren, bilgi ve deneyimlerini cömertçe paylaşan başta hocama ve ekibine çok çok teşekkürler 🙏🏻