Dil ve Konuşma Terapisti Meltem Şen

Dil ve Konuşma Terapisti Meltem Şen Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Dil ve Konuşma Terapisti Meltem Şen, Medical Service, Istanbul.

Sesimiz, kimliğimizin bir parçasıdır. Bir kişinin sesi bozulduğunda yalnızca ses telleri değil; özgüveni, mesleki perfor...
03/06/2026

Sesimiz, kimliğimizin bir parçasıdır. Bir kişinin sesi bozulduğunda yalnızca ses telleri değil; özgüveni, mesleki performansı ve sosyal ilişkileri de etkilenir.

Ses bozukluklarının belirtileri:
• Sesin çatallanması
• Çabuk yorulma
• Ses kısıklığı
• Boğazda yabancı cisim hissi
• Zor nefes alma
• Ağrılı fonasyon vb. şikayetler görülebilir.

Ses bozuklukları genellikle:
• Yanlış nefes kullanımı
• Ses hijyenine dikkat etmemek
• Yoğun konuşma temposu
• Bağırma alışkanlıkları
• Reflü
• Alerji gibi durumlardan kaynaklı, Nodül, polip gibi yapısal sorunlara neden olabilir. öncelikle KBB hekimi tarafından birey muayene olması ve tanı alması gerekir.

Terapide amaç; ses tellerini zorlamadan daha güçlü ve net bir ses üretmeyi sağlamaktır. Patolojiye neden olan durumu ortadan kaldırmak veya kişinin fizyolojisinin el verdiği şekilde en iyi halle getirmektir.
Bu süreçte doğru nefes, postür ve gerekli terapi teknikleri bireye uygun uygulanır. Seanslara ara vermek ise ilerlemeyi durdurur.
Ses, sadece bir fiziksel çıktı değil; insanın kendini ifade ediş biçimidir.
Bu yüzden ses terapisi kişinin bütününe dokunan bir iyileştirme sürecidir.


Kekemelik ve hızlı–bozuk konuşma konuşma akıcılığını etkileyen bir bozukluktur. Kekemelikte konuşma akışında takılma var...
27/05/2026

Kekemelik ve hızlı–bozuk konuşma konuşma akıcılığını etkileyen bir bozukluktur. Kekemelikte konuşma akışında takılma varken hızlı-bozuk konuşma hız kontrolünün kaybedildiği, kelimelerin birbirine karıştığı bir durumdur.
Kekemelik; ses, hece veya sözcük tekrarı seslerin uzatılması ya da bloklar şeklinde görülebilir. Hızlı bozuk konuşma; motor ve dilsel hıza uygun olmayan şekilde dil temelli akıcılık bozukluğudur. Hızlı- düzensiz, konuyla alakasız ifadeler, duraksamama şeklinde görülür. Kekemelikte kişinin yazısı normal iken HBK de bozuk bir yazım şekli olabilir. Ve bu gibi farklı özellikler görülmektedir.

Kekemelikte kişi “düzgün konuşamıyorum” diyerek sosyal ortamlardan kaçınma davranışı gösterebilir. HBK ise, kişi konuşmadaki sorunun farkında olmayabilir ve çevresel olarak uyarılar alabilir. İki akıcılık sorunu aynı anda da görülebilir.
Kekeleyen bireyler yukarıda sözü edilen çekirdek davranışların yanı sıra bu durumla baş etmeye ya da bu durumdan kurtulmaya yönelik bazı ikincil davranışlar geliştirebilmektedir. Bu davranışlar göz kırpmak, ayak vurmak, omuz silkmek gibi kurtulma davranışları olabileceği gibi; sözcük değiştirme, ses ekleme, duraklama gibi kaçınma davranışları olabilir. Bu davranışlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

Kekemelikte:
•Kasların konuşma sırasındaki senkronizasyonu bozulur.
•Nöroçeşitliliktir ve genetik etkiler.
•Duygusal tetiklenmeler takılmaları veya süreyi artırabilir
•Kronik kekemelik Özellikle erken çocuklukta %75-80 oranında daha fazladır.
Hızlı-bozuk konuşmada:
•Farkındalık düşüktür
•Konuşma hızı aşırı şekilde hızlı ve düzensizdir
•Kelime atlamaları olur.
•Konu dışı sözcükler kullanabilir.
•Konudan konuya atlayabilir ve bağlamda kalmakta zorlanır
•Ritmin ve akıcılığın kontrolü zayıftır. (es ve ezgi yapısı)
•Bu düzensizlik yazı diline de yansır

Kekemelikte kullanılan yöntemler kişiye uygun seçilir ve -akıcılığı artırmaya yönelik olabilir, - duyarsızlaştırmaya yönelik, - kontrollü kekemeliğe yönelik olabilir. Hızlı bozuk konuşmada ise –farkındalığa, akıcısızlığın azaltılmasına, - dil becerileri, - sözel olmayan iletişim becerilerine yönelik değerlendirilip terapiler sağlanabilir.

FESS (Fiberoptik Endoskopik Yutma Değerlendirmesi), yutma bozukluklarının tanısında kullanılan en değerli yöntemlerden b...
23/05/2026

FESS (Fiberoptik Endoskopik Yutma Değerlendirmesi), yutma bozukluklarının tanısında kullanılan en değerli yöntemlerden biridir. Burada amaç sadece bozukluğu görmek değil; yutmanın tüm aşamalarını gerçek zamanlı izleyerek kişiye özel bir yol haritası çıkarmaktır. Bu doğrultuda kişiye uygun terapi protokolü oluşturulur.

FESS sayesinde:
• Gıdanın nereye kaçtığı
• Yutma sırasında hangi kasların yetersiz çalıştığı
• Ne tür yiyeceklerin güvenli/ne türünün riskli olduğu
• Aspirasyon/ Penetrasyon veya döllenme olup olmadığı
• Beslenme pozisyonunun doğru olup olmadığı
net bir şekilde görülür.

Bu değerlendirme, “Tahmine göre değil, kanıta göre terapi” yapılmasını sağlar.
Bazen yutma sorunu çok küçük bir teknik ayrıntıdan kaynaklanır ve doğru analizle kısa sürede düzelir veya beslenme için danışana en uygun yöntem seçilir.

İnme, beynin bir bölgesine kan akımının kesilmesiyle “tıkanma” veya azalması “kanama” sonucunda beynin oksijensiz kalıp ...
20/05/2026

İnme, beynin bir bölgesine kan akımının kesilmesiyle “tıkanma” veya azalması “kanama” sonucunda beynin oksijensiz kalıp hasar görmesidir. Hayatidir. Birçok bireyde konuşma, anlama, ifade etme, yutma ve ses becerilerini etkileyebilir. Bu durum kişinin hem yutma- iletişim -sosyal yaşamını dramatik şekilde değiştirebilir.

Dil ve konuşma terapisi, inme sonrası iyileşmenin en kritik parçalarından biridir çünkü beyin plastisitesi (yeniden yapılanma kapasitesi) ilk aylarda çok yüksektir.
Bu terapiler:
• Bireyin yutma becerilerini kazanmasına yardımcı olur
Beynin sağlıklı bölgelerini konuşma için yeniden eğitir
• Kelime bulma, anlama ve ifade etme becerilerini güçlendirir
• Konuşma kaslarının koordinasyonunu artırır
• Hastanın iletişimde bağımsızlığını geri kazanmasına yardımcı olur

Bazen kelimeler geri gelmez sanılır ama doğru müdahale ile beyin yeni yollar bulur.
İnme sonrası gerçekleştirdiğimiz her küçük ilerleme, kişinin hayata yeniden bağlanmasını sağlar.


Birçok kişi terapiye başladığında “Hızlıca düzelir miyim?”, “Kaç seansta çözülecek?”, “Bir mucize olur mu?” “ İki seans ...
16/05/2026

Birçok kişi terapiye başladığında “Hızlıca düzelir miyim?”, “Kaç seansta çözülecek?”, “Bir mucize olur mu?” “ İki seans oldu hala değişim olmadı neden” gibi sorular sorar. Bu beklentiler tamamen doğal olsa da, terapi gerçeği bambaşkadır.

Terapiler mucize vaat etmez; süreç vaat eder.
İyileşme çoğu zaman bir grafiğe benzemez; bazen yükselir, bazen durur, bazen geriye gider ama uzun vadede hep ileri taşır. Özellikle konuşma, dil, ses ve yutma alanında beynin yeni yollar oluşturması zaman ister.

Gerçekler şunlardır:
• Her bireyin iyileşme hızı farklıdır.
• Sorunun kökenine göre değişiklik görülebilir.
• Kas hafızası ve beyin plastisitesi zamanla güçlenir veya oluşur.
• Terapi; tekrar, motivasyon ve sabır ister.
• Danışanın ve ailenin katılımı ilerlemenin yarısıdır.

Mucize, bir gecede değişim değil; kişinin kendi kapasitesini tanıdıkça güçlendiği o küçük ama anlamlı adımlardır.

İleri yaşla birlikte sadece kaslar değil, yutma fonksiyonunu yöneten tüm sistemler yavaşlar. Bazen bir hastalığa bağlı b...
13/05/2026

İleri yaşla birlikte sadece kaslar değil, yutma fonksiyonunu yöneten tüm sistemler yavaşlar. Bazen bir hastalığa bağlı bazen de yaşla birlikte kaslarda zayıflamalar görülebilir. Yutmak, dışarıdan bakıldığında basit gibi görünse de; 50’den fazla kasın, kafa çifti sinirlerinin milisaniyelik zamanla çalıştığı karmaşık ve koordineli motor bir süreçtir. Geriatri döneminde bu sürecin bozulması, yalnızca “yemek yerken zorlanma” değildir; kişinin yaşam kalitesini, sağlığını ve bağımsızlığını derinden etkiler.

Geriatride yutma sorunları:
• Gıdanın akciğere kaçmasına (aspirasyon) neden olabilir
• Sessiz aspirasyon nedeniyle fark edilmeyebilir
• Zayıflık ve kilo kaybına yol açabilir
• Bağışıklığı düşürür
• Enfeksiyon ve zatürre riskini artırır
• Sosyal izolasyon yaratır (çünkü kişi yemek yemekten çekinir)

Yutma terapisi tam da bu noktada devreye girer. Terapi sadece “yutmayı öğretmek” değildir;
• Kasların güçlendirilmesi,
• Yutma refleksinin yeniden yapılandırılması,
• Güvenli beslenme stratejileri oluşturulması,
• Aileye bakım eğitimi verilmesi
gibi çok boyutlu bir çalışmadır.

Doğru terapiyle birçok hasta yeniden güvenle beslenmeye başlayabilir.
Yutabilmek, sadece bir fonksiyon değil; bireyin kendi hayatını sürdürme gücüdür.

• DEHB, yalnızca odaklanma problemi olarak görülse de aslında dil gelişimini, iletişim becerilerini, öğrenme hızını ve s...
05/05/2026

• DEHB, yalnızca odaklanma problemi olarak görülse de aslında dil gelişimini, iletişim becerilerini, öğrenme hızını ve sosyal ilişkileri doğrudan etkileyen çok boyutlu bir durumdur.
• DEHB olan çocuklarda, bilgi işleme süreci diğer çocuklara göre daha farklı işler. Bu nedenle yönergeleri takip etmekte zorlanabilirler; bir cümleyi tamamlayana kadar dikkatleri dağılabilir veya düşüncelerini organize etmekte güçlük yaşayabilirler.
• Dil ve konuşma terapisi bu noktada kritik bir destek sağlar. Terapi yalnızca ses üretimi veya kelime öğretmekten ibaret değildir; çocuğun anlatım becerisini, kelime bulma hızını, sosyal iletişim kurallarını ve dinleme-dikkat süreçlerini de güçlendirir.
Farkındalığı belki şuan sınırlı bilinse de tüm DEHB çocukların DKT desteği alması şarttır. HER YAŞ GRUBUNUN!
Örneğin; yaş gruplarına göre değişmiş olsa dahi, çocuklarda gerçekleştirdim terapilerde ki okul başarısında ki artış veya ilaca başlamama veya yetişkinlerde ki sorunlara göre farkındalık ile gerçekleştirilen terapiler.
• DEHB’de en büyük zorluk genellemedir. Çocuk terapide öğrendiğini hemen günlük hayata aktaramayabilir. Bu nedenle seanslar daha yapılandırılmış, daha kısa bloklarla planlanmış, motivasyonu yüksek tutan etkinliklerle desteklenmiş şekilde yürütülür. Ve Terapist ile danışan arkadaş gibi sürekli bağlantı halinde olabilir.

• Terapide amaç;

Dikkati sürdürebilme,
Karşılıklı konuşma becerisi,
Sırayla konuşma,
Konu bütünlüğünü koruma,
Duygusal regülasyon,
Bağlamı anlama veya sürdürebilme
Akademik dil becerilerini güçlendirmektir.

• Doğru yöntemle, DEHB olan çocukların iletişim ve akademik becerilerinde gözle görülür gelişmeler yaşanır. Kendini ifade eden bir çocuk özgüven kazanır, daha iyi ilişkiler kurar ve sosyal ortamlarda daha çok var olur.
• DEHB bir engel değildir; sadece farklı bir öğrenme ve işleme şeklidir. Doğru destekle bu farklılık, çocuğun güçlü yanına dönüşebilir.
Bazen farklı olan gerçekler, yıldızlar gibi parlayıp sizin ödülünüz olabilir.

• Emzik, özellikle yaşamın ilk yıllarında rahatlatıcı bir araç olabilir. Ancak 2 yaş sonrasına uzayan emzik kullanımı he...
28/04/2026

• Emzik, özellikle yaşamın ilk yıllarında rahatlatıcı bir araç olabilir. Ancak 2 yaş sonrasına uzayan emzik kullanımı hem ağız yapısını hem de konuşma gelişimini önemli ölçüde etkileyebilir.
• Uzun süreli emzik kullanımı özellikle dilin ağız içindeki doğal pozisyonunu bozar. Dil, konuşma sırasında yukarı pozisyonda durması gerekirken aşağıya doğru yerleşir. Bu durum konuşma seslerinin doğru çıkmasını zorlaştırır. “S, z, t, d, ş, ç” gibi seslerde bozulma sık görülür.
• Bunun yanında çene ve damak gelişimi etkilenir. Üst ön dişler öne doğru eğilebilir, ağız açıklığı artabilir ve çocuk ağızdan nefes almaya başlayabilir. ( Kubbe damak, bozuk diş yapısı vb.)
• Ağızdan nefes almak yalnızca konuşmayı değil, uyku düzenini, yüz gelişimini ve çocuğun genel sağlığını etkiler. Çocuk daha çabuk yorulur, daha huzursuz olur ve geceleri daha sık uyanabilir.
• Ayrıca emzik, çocuğun duygularını düzenlemek için dışsal bir nesneye bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Bu da stresle başa çıkma becerilerini zayıflatır. Daha sonrasında psikolojik terapi almasına neden olabilir.
• Emziği bırakmak zorlayıcı olmak zorunda değildir. Kademeli azaltma, alternatif rahatlatıcı aktiviteler, geçiş nesneleri ve ebeveynin tutarlı yaklaşımı ile çocuk bu sürece kolayca uyum sağlar. Gerekli durumlarda çocuk doktoru veya Dil konuşma terpistinden destek alabilirsiniz.
• Önemli olan, bırakma sürecini çocuğun yaşına, duygu durumuna ve bireysel ihtiyaçlarına uygun şekilde planlamaktır. Doğru zamanda bırakmak, hem ağız gelişimi hem de konuşma gelişimi için çok önemli bir yatırımdır.

• Dil ve konuşma terapisi, çocuğun veya yetişkinin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen profesyonel bir alandır. Bu neden...
24/04/2026

• Dil ve konuşma terapisi, çocuğun veya yetişkinin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen profesyonel bir alandır. Bu nedenle doğru terapisti seçmek çok önemlidir.
• Terapistin mutlaka Dil ve Konuşma Terapisi lisans programından mezun olması gerekir. Yurt dışı mezuniyetlerinde denklik şarttır. Gerekirse diplomasını görmekten çekinmeyin.
• Anatomik ve fizyolojik bilgiye sahip, sağlık alanından mezun bir terapist olmalıdır.
• Her vakanın farklı olduğunu bilen, bilimsel değerlendirmeye dayalı bireyselleştirilmiş terapi planı oluşturabilen, mesleğine gerçekten bağlı bir uzman tercih edilmelidir.
• İnternetteki “1 haftada konuşma”, “15 günde kekemelik biter” gibi iddialara güvenilmemelidir. Terapistiniz yoksa bile bir DKT’den mutlaka bilimsel bilgi alın.
• “Eğitim aldım, kursa gittim” diyerek çalışan kişiler terapist değildir ve çocuk için ciddi risk oluşturabilir. Gereksiz yere uzayan seanslar ya da hiç ilerleme olmaması sık görülen sonuçlardandır.
• Örneğin; dil-konuşma gecikmesi tanısıyla 3 yıl boyunca farklı alanlardan terapi almasına rağmen tek bir ilerleme göstermeyen çocuk vakalarıyla sık karşılaşıyoruz. Doğru değerlendirme yapıldığında süreç tamamen değişebiliyor.
• Terapistin yaklaşımı çocuğu zorlayan değil, destekleyen bir yapıda olmalıdır. Her çocuk farklıdır; protokol ve ev egzersizleri de bu nedenle kişiye özel olmalıdır.
• Aileyle düzenli iletişim kuran, evde uygulanabilecek çalışmalar veren terapistlerin süreci daha verimli ilerler.
• Ailenin sorularına etik ve literatüre uygun, sade ve anlaşılır şekilde yanıt verebilen bir terapist tercih edilmelidir. Ne yaptığını ve neden yaptığını açıklayabilmek terapinin kalitesini artırır.
• Mesleğini seven, kendini geliştiren, etik çalışan bir sağlık profesyoneli başarıya giden en önemli unsurdur.

• Ses, iletişimimizin en temel ve gözle görünmeyen en güçlü aracıdır. Ses bozuklukları ise yalnızca konuşmayı değil, gün...
21/04/2026

• Ses, iletişimimizin en temel ve gözle görünmeyen en güçlü aracıdır. Ses bozuklukları ise yalnızca konuşmayı değil, günlük yaşamı, sosyal ilişkileri, özgüveni ve mesleki performansı bile etkileyebilir.
• Ses kısıklığı, çabuk yorulma, çatallaşma, tiz-seslerde zorlanma, boğazda yanma veya baskı hissetme… Bunların hepsi bir ses bozukluğunun işaretidir.
• Ses terapileri, ses tellerinin doğru kullanımını öğretir ve sesi doğal, sağlıklı ve sürdürülebilir bir hale getirir.
• Özellikle öğretmenler, çağrı merkezi çalışanları, oyuncular, şarkıcılar ve sürekli konuşan herkes ses sağlığı açısından yüksek risk grubundadır. Ve en sık sorun yaşayanlar ses sağlığına dikkat etmeyenlerdir.
• Ses terapisi yalnızca ses tellerine değil, nefes kontrolüne, duruşa, rezonansa ve doğru konuşma tekniğine de odaklanır.
• Erken müdahale, ileride oluşabilecek kalıcı hasarları ( polip, nodül vb.) engeller. Sesinizi doğru kullanmayı öğrenmek bir lüks değil, bir gerekliliktir. Ses hijyenine nasıl dikkat ederim soruna cevap arıyorsanız bir Dil Konuşma terapisti ile iletişe geçebilirsiniz.


Address

Istanbul

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dil ve Konuşma Terapisti Meltem Şen posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share