05/07/2026
LE JARDİN DU PARFUMEUR.
BAZEN BİR KOKU HAYATINIZIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREBİLİR. Yıllar önce Maurice Roucel’in tasarladığı L’Instant de Guerlain’ı ilk kez kokladığımda, bunun yalnızca çok etkileyici bir parfüm olduğunu düşünmüştüm. Oysa bugün geriye dönüp baktığımda, bunun beni kozmetolojiye, parfüm tasarımına ve sonunda Versailles’daki Le Jardin du Parfumeur’a getiren ilk adım olduğunu görüyorum.
İlginçtir ki beni bu yolculuğa çıkaran L’Instant, kimya kökenli usta parfümatör Maurice Roucel tarafından tasarlandı. Roucel, bilimsel bilgisini duygulara dokunan kokulara dönüştüren isimlerden biri olarak modern parfümcülük tarihinde özel bir yere sahip.
Bugün ise onun izinden yürüyen en büyük parfümatörlerden Francis Kurkdjian’ın yeniden hayat verdiği Le Jardin du Parfumeur‘dayım. Kurkdjian’ın yolu da benim eğitim aldığım ISIPCA’dan geçti. Dünyanın en önemli parfüm yaratıcılarının yetiştiği bu okul ile bu bahçe, parfüm sanatının geçmişiyle geleceğini birbirine bağlıyor.
Psikiyatri açısından koku, duyular arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Çünkü koku; duygu, hafıza ve öğrenmeden sorumlu limbik sistemle doğrudan bağlantı kuran en güçlü duyularımızdan biridir.
Bugün biliyoruz ki bazı nörodejeneratif hastalıklarda koku alma veya kokuları ayırt etme yetisindeki azalma, ilk klinik ipuçlarından biri olabiliyor. Diğer yandan limon, biberiye ve lavanta gibi bazı uçucu yağlar; dikkat, hafıza ve gevşeme üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle nörobilim araştırmalarında ilgi görmeye devam ediyor.
Belki de bu yüzden bugün bir parfümü yalnızca koku notalarının uyumundan ibaret görmüyorum. Bir psikiyatrist olarak formül geliştirirken, o kokunun yalnızca burna değil; hafızaya, duygulara ve zihinsel deneyime nasıl dokunabileceğini de düşünmeye çalışıyorum.
Çünkü bazen bir parfüm, sadece teninizde değil; beyninizde, hafızanızda ve hayat hikâyenizde de iz bırakabilir.