05/07/2026
ŞEFÂAT, SÂHİBİ DIŞINDA HİÇ KİMSEDEN İSTENMEZ!
قُل لِّلَّهِ الشَّفَاعَةُ جَمِيعًا
[Ey Rasûlüm!] De ki: Bütün şefâat, tümüyle, yalnız Allah'a âittir. [Zumer, 44]
Ahmed b. 'Îsâ en-Necdî rahimehullah şöyle der:
"Allah teâlâ, şefâatin tümüyle kendisine âit olduğunu haber vermiştir. Bundan dolayı kim şefâati Allah'tan başkasından isterse; şefâati öyle bir kimseden istemiş olur ki, o ne şefâate mâliktir, ne işitir, ne de icâbet edebilir. [Üstelik kendisinden şefâati] şefâatin gerçekleşeceği vakit gelmeden [önce istemiştir.] Ayrıca o, şefâatin sâhibi olan zâtın [Allah'ın] rızâsı, izni ve kabûlü olmaksızın şefâat etmeye güç de yetiremez. O halde amel yurdu [olan dünyâ hayâtı]nda şefâati onun sâhibi olan zâttan [Allah'tan] istemek, ibâdet türlerinden biridir. [Zîrâ bu, duâ kapsamındadır.] Bu isteği Allah'tan başkasına yöneltmek ise [kişiyi İslâm dîninden çıkaran] büyük şirktir."
📓 Ahmed b. 'Îsâ en-Necdî, er-Reddu 'Alâ Şubuhêti'l-Muste'înîne Bi-Gayrillêh, s.48-49