28/07/2026
Hasta mahremiyeti, benim için paylaşılacak bir içerik değil; korunması gereken bir emanettir.
Son günlerde bana en sık sorulan sorulardan biri şu:
“Ameliyat sonrası hasta ve hasta yakınlarıyla çekildiğiniz fotoğrafları ya da size yazılan teşekkür mesajlarını neden sosyal medyada paylaşmıyorsunuz?”
Aslında bunun tek bir nedeni var.
Hekimlik, benim için hastalarımla aramda güvene dayalı özel bir ilişkidir. Bu ilişkinin en önemli unsurlarından biri de mahremiyettir. Hastalarımın ve ailelerinin bana duyduğu güveni, onların özel anlarını ya da bana gönderdikleri samimi teşekkürleri sosyal medyada görünür kılarak paylaşmayı doğru bulmuyorum.
Elbette her hastamın sağlığına kavuşması ve içten teşekkürleri benim için en büyük mutluluk ve en değerli ödüldür. Ancak bu mutluluğun, hastam ile benim aramda kalmasının daha doğru olduğuna inanıyorum.
Bu nedenle sosyal medya hesaplarımda hasta fotoğrafları veya teşekkür mesajları paylaşmamayı bilinçli bir tercih olarak sürdürüyorum.
Beni tercih eden, sağlığını bana emanet eden ve güvenini esirgemeyen tüm hastalarıma ve ailelerine gönülden teşekkür ederim.
Hasta mahremiyeti benim için yalnızca hukuki bir zorunluluk değil, meslek hayatım boyunca vazgeçmeyeceğim etik bir ilkedir.