Doktor Diyetisyen Doğa Peksever

Call Directions Website Contact the business

Doktor Diyetisyen Doğa Peksever ''Hayal etmeyi bırakıp uygulayanlardan ol. Sağlık, güzellik, güç; hepsi sende!''

Sürekli sosyal medyada şekersiz kek, kurabiye gibi tatlı tarifleri görüyorsunuzdur. Tatları da hiç fena değil hatta şeke...
10/09/2021

Sürekli sosyal medyada şekersiz kek, kurabiye gibi tatlı tarifleri görüyorsunuzdur. Tatları da hiç fena değil hatta şeker kullanılmadığını bilmeyen anlayamaz bile. Bu yaklaşımı doğrusu yanlışı ile inceleyelim. Rafine şekeri hayatımızdan çıkarmak fakat tatlı tattan vazgeçemeyince bunun yerine kuru meyveleri kullanarak tarifler hazırlamak güzel bir seçenek olabilir. Özellikle bu tarz tariflerde hurma kullanıyoruz fakat hurma kullanılırken hurmanın kabuğunu soymak rafine şekere karşı avantajı olan bir kısım lifini çöpe atmak demek olacaktır. Bu sebeple kabuğunu ayırmamanız daha mantıklı bir hareket olacaktır. Diğer yapılan yanlış ise şeker yerine meyve kullanınca yapılan tatlının daha az kalorili, daha sağlıklı ve sınırsız tüketilebileceği düşüncesidir. Hayır öyle değil. Keşke olsa ama henüz öyle bir icat yok. Yine neredeyse şeker ile hazırlanan tatlı kadar kalori alacaksınız. O yüzden meyveli tatlıları da tüketirken porsiyon kontrolünü sağlamak en mantıklı seçim olacaktır. Şekerli veya meyveli farketmez porsiyon kontrolü şart ✌🏻 o halde herkese iyi haftasonları diliyorum 🌷

Pekmezin 100 gramı 240-270 kalori, 65 gram karbonhidrat içermektedir. Demir içeriği ise çeşidine bağlı olarak 2. görseld...
08/07/2021

Pekmezin 100 gramı 240-270 kalori, 65 gram karbonhidrat içermektedir. Demir içeriği ise çeşidine bağlı olarak 2. görselde görebileceğiniz gibi 0.08-1.53 mg arasında değişmektedir. Pekmez çeşitleri arasında dutun demir oranı üzüm ve harnuba kıyasla daha yüksektir. Fakat burada takılmamız gereken 2 nokta var. Pekmez yediğimizde kaç gram yiyoruz ve tükettiğimiz pekmezde bulunan demirin ne kadarı emiliyor (ne yazık ki bitkisel kaynaklarda emilim oranı düşük)? 100 gram pekmez yemek bir bireye 65 gram basit karbonhidrat aldırmakla eşdeğer. Dananın demir içeriğinin ve emiliminin yüksek olduğunu zaten biliyoruz peki o zaman Nohut için niye kan yapar demiyoruz. Üstelik 100 gramında 41 gram karbonhidrat varken, 18.5 gram protein ve 23 gram da lif var. Yumurtaya gelelim 2 yumurta tükettiğinizde 1.83 gram demir içerir ve yanında da yüksek kaliteli 13 gram protein. Cinsiyete ve sağlık durumuna bağlı olarak günlük 10-30 mg demir almamız gerekirken 'Pekmez ye kan yapar!' demek pek de doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Eğer pekmezin tadını seviyor onu yemekten zevk alıyorsanız kontrolü sağlanan bir pekmez tüketin (bakınız önceki post) ama kararında tüketin müthiş enerji verir. (Gıda kompozisyonları Ulusal Gıda Kompozisyon Veri Tabanı'ndan alınmıştır.)

Köyden alınan her ürünün daha sağlıklı, daha doğal hatta organik olduğu düşüncesi hepimizde vardır. Belki de eskiden öyl...
07/07/2021

Köyden alınan her ürünün daha sağlıklı, daha doğal hatta organik olduğu düşüncesi hepimizde vardır. Belki de eskiden öyleydi peki ya şimdi öyle mi? İlk olarak hazırlanma aşamasına bakalım:
1. Geleneksel yöntemle hazırlanan pekmez ne yazık ki saatlerce çok yüksek sıcaklıklara maruz kalıyor. Bu durumda da şifa niyetine tükettiğimiz pekmez aslında bize zehirden başka bir şey olmuyor. Çünkü yüksek sıcaklıklarda ve sürelerde pekmezde Hidroksimetilfurfural (HMF) dediğimiz kansorejen bileşik meydana çıkıyor. Bir bileşik için kanserojen diyebilmek için bu bileşiğin genlerimize de zarar vermesi yani genototoksik olması nettir. Bilinçsiz şekilde yüksek sıcaklıkların kullanılması ile bir şifa kaynağı elde edemezsiniz. Sağlık riskleri olan bir gıda elde edersiniz. Köyde yapılan pekmezin Resmi Gazete'de yayınlanan Türk Gıda Kodeksi'ne uygun miktarlarda HMF (75-100 mg/kg) içerdiğini kimseler kontrol etmiyor.
2. Geleneksel yapımda ayrıca toprak kullanılmaktadır ve bu toprak ne yazık ki arsenik, kurşun gibi bileşikler ile tarım ilaçları gibi toksikler içerebiliyor. Ve yine ne yazık ki Resmi Gazete'de yayınlanan Türk Gıda Kodeksi'ne uygun miktarlarda mı yine bilemiyoruz.
Gıda sanayide merdiven altı olmayan kurumlarda bu testler sizin sağlığınız için yapılmaktadır.
Depolama aşamasına bakacak olursak, köylerden aldığınız pekmezler tek kullanımlık plastik kaplar tekrar kullanılarak ve gün ışığında bekletilerek depolanıyor olabilir. Bu durumla HMF oranı daha da artar. Raf ömrünü de zaten kimse kontrol etmiyor. Bunların tümü yine sağlık için birer risk unsurudur.
E biz hangi pekmezi tüketeceğiz derseniz eğer gıda kontrolünün sağlandığı markaların ürünlerini tüketebilir veya en güzeli yüksek basınçta düşük sıcaklıklarda elde edilen keçiboynuzu/üzüm özü tüketmeniz olacaktır. Sağlıkla kalın 🌷

Evde yoğurt mayalamak müthiş bir marifetmiş ve sağlıklıymış gibi anlatılır. Peki öyle midir? Bir de marketten alınan yoğ...
05/07/2021

Evde yoğurt mayalamak müthiş bir marifetmiş ve sağlıklıymış gibi anlatılır. Peki öyle midir? Bir de marketten alınan yoğurt neden ekşimiyor evde yaptığım ekşiyor marketten aldığımızda ne koşulda hazırlanıyor belli değil katkı maddesi doluuuu diyenler var ya ah. Asıl evde yapılanın ne koşulda hazırlandığı belli değil. Evde ne ısı kontrolü ne de mikrobiyal gelişim kontrolü sağlayabilirsiniz. Hele şu serçe parmağı süte daldırarak kendi parmağınızdaki bakterilerden hazırladığınız yoğurdu tüketiyor olduğunuzu biliyor muydunuz? Anlat anlat bitmeyecek bir konu. Mesele şu ki evde yaptığınız yoğurt için aldığınız sütü en az 20 dakika kaynatıyorsunuz (ki bunun %60'lara varan besin kaybına ve bazı bileşiklerin gelişimine yol açacağını önceki postta belirttim), üzerine kullandığınız kap kacak tamamen hijyenik mi belirsiz, bir de mayalama için kullanılan kültürün içeriği belirsiz. İşte tam da bu sebeplerden evde yapılan yoğurtlar ekşiyebiliyor yani bakteriyel gelişim olabiliyor. Yoğurt mayalayarak kapitalist sisteme karşı koyamazsınız. Biri öyle demiş yoğurt mayalayarak kapitalist sisteme direniyormuş. Ah keşle 😅Yoğurt mayalamaktan haz alabiliyor olabilirsiniz evet ama bunu en doğru şekilde yapmalısınız veya haz aldığınız başka aktivitelere başlamalısınız (bknz resim yapmak, bitki dikmek-sulamak). Şuna bir açıklık getirelim zincir bir marketten aldığınız merdiven altı olmayan bir markanın yoğurdunun katkı maddesi içermesi imkansızdır. Buna yürekten inanıyorsunuz biliyorum ama ne katkı maddesi var ne de ekşiyen yoğurt sağlıklı olan yoğurttur. Gıda sanayine orda çalışan mühendislere güvenmek çiğ süte güvenmekten daha zor olmamalı...

Çiğ sütü evde geleneksel yöntemle kaynatarak patojenlerden arındırmaya çalışırken aslında besin değerini %20-40 oranında...
05/07/2021

Çiğ sütü evde geleneksel yöntemle kaynatarak patojenlerden arındırmaya çalışırken aslında besin değerini %20-40 oranında düşürüyoruz. Hatta B vitaminlerinde bu kayıp %60'lara varabiliyor. Bir de endüstride uygulanan işlemlere bakalım:
▫️Patörizasyon: 72-80 °C, 15-30 saniye boyunca ısıl işlem uygulanır.
▫️UHT - Ultra High Temperature: 135-150 °C, 1-10 saniye boyunca ısıl işlem uygulanır.
Böylelikle sterilizasyon işlemi saniyeler içinde tamamlanır. Pastörizasyon, tüm patojen mikroorganizmaları ve bakterilerin bir çoğunu etkisiz hale getirirken, UHT işlemi sütteki miokroorganizmaların tümünü tamamen etkisiz hale getirir. Böylelikle besin değeri kaybı oldukça düşükken yalnızca zararlı bakteriler yok edilmiş olur. Peki tüm bunları aslında hep duyuyor ve biliyorken gıda endüstrisine güvensizliğin sebebi nedir? Gelenekselciliğin hala sağlıklı olduğunu sanmak mı yoksa ciddi risk yaratabilecek durumları ciddiye almamak mı... UHT ve pastörize süt de gerçek süttür!

İnekten sağılan süt evinize ulaşana kadar çok uzuuuun bir  yolculuğa çıkar. Sağan kişinin veya makinenin hijyeninden tut...
05/07/2021

İnekten sağılan süt evinize ulaşana kadar çok uzuuuun bir yolculuğa çıkar. Sağan kişinin veya makinenin hijyeninden tutun da sağılan kabın ne olduğuna kaba konduktan sonra size taşınma sıcaklığından süresine bu noktaların hepsi birer kritik noktadır. Bu noktaların hepsi mikrobiyal gelişme için çok büyük fırsattır. Açık süt aldığınızda bu aşamaları kontrol eden hiç kimse yoktur. Sağan kişi veya makine hijyenik mi? Sütün eklendiği kap plastik mi yoksa eski kullanılmış bir kola şişesi mi belki de birileri o şişeyi kafasına dikmiştir kim bilebilir ki? Tüm bunlara karşılık kaynatıyorum saatlerce mikroplar ölür diyorsanız yarattığınız ısıda mikropların ölebileceğinden emin olmayın derim. Hadi mikroplar öldü o riski atlattık peki ya onca süre o ısıda ne kadar besin değerini kaybettiğinizi hiç düşündünüz mü? Üstüne bir de o kaynama sıcaklığı ve süresi ile besin öğeleri arasında gelişen reaksiyonla kanserojen bileşikleri oluştuğunu biliyor muydunuz? Yani çok basit özetleyecek olursak 3 faktör var:
1. Kaynatmak mikrobiyal gelişimi tamamen yok etmeyebilir. Risk devam ediyor.
2. Kaynatmak besin değerini kesinlikle düşürür.
3. Yüksek sıcaklık kanserojen bileşiklerin gelişimine sebep olur.

1. En en en başta bebeğinizi normal doğumla hayata getirmek ve 6 ay anne sütü ile emzirerek büyütmek bağırsak florası ge...
30/06/2021

1. En en en başta bebeğinizi normal doğumla hayata getirmek ve 6 ay anne sütü ile emzirerek büyütmek bağırsak florası gelişiminde temel taşlar.
2. Sahip olduğunuz bakteri çeşitliliği sağlığınıza katacağı sağlık etkilerini de çeşitlendirir. Batı tarzı olarak anılan fast food'un, etin fazla olup sebze, meyve ve tam tahılların düşük olduğu diyet tarzları ne yazık ki bakteri çeşitliliğini olumsuz etkiler. Batı tarzı beslenmeden ve hayvansal gıdalardan uzaklaşın. Bitki bazlı diyetlere yönelin ve hayvansal gıdaları minimumda ihtiyacınız kadar tüketin. Bol sebze, meyve, tam tahıl ve baklagilleri beslenme tarzınıza alın. Bunlar mikrobiyatanız için en iyi besin kaynaklarıdır. Dutgiller, elma, yaban mersini, badem, antep fıstığı, bakla, bezelye, enginar, brokoli, nohut, mercimek en sevdiklerine en güzel örnekler.
3. Daha önce de bahsettiğim fermente gıdalardan yoğurt, kefir, ayran, kombucha ve turşu dost bakterilerin için besin kaynağı.
4. Yapay tatlandırıcılardan ve katkı maddelerinden olabildiğince uzaklaş. Bunlar ne yazık ki kötü bakterilerin artmasına sebep oluyor.
5. Fenolik bileşikleri içeren gıdaları hayatınıza alın. Bu bileşiklerin vücuttan emilimi düşükken aslında faydalı bakteriler için besin kaynağı oldukları bulunmuştur. Kakao, kırmızı üzüm, yeşil çay hayatınıza kolayca alabileceğiniz fenolik bileşiklerden zengin gıdalar.
6. Mikrobiyatayı sağlıklı hale getirebileceği için probiyotik kullanın. Sizin gereksiniminiz doğrultusunda hangisinin uygun olacağına diyetisyeniniz, hekiminiz veya eczacınız karar verebilir. Lütfen kendi başınıza karar vermeyin.

Genel bağırsak sağlığımızın ruhsal sağlığımızı ne kadar önemli derecede etkilediğini ve  beyin-bağırsak aksını önceki po...
26/06/2021

Genel bağırsak sağlığımızın ruhsal sağlığımızı ne kadar önemli derecede etkilediğini ve beyin-bağırsak aksını önceki postta anlatmıştım. Bu postta da sürekli probiyotik olarak bahsedilen 'yoğurt-kefir-ayran-turşu-kombucha' gibi gıdalardan bahsedeceğim. Bakalım gerçekten probiyotik mi? Probiyotikler aslında yeterli miktarda alındıklarında mideden etkilenmeden geçerek, bağırsağa tutunabilen, insan mikrobiyotasının özelliklerini geliştirerek, insan sağlığını olumlu yönde etkileyen CANLI mikroorganizmalardır. Bu noktada hem SAYI hem de CANLI olarak bağırsağa ulaşmaları gerektiği nettir. Yoğurt, kefir, ayran gibi fermente gıdalar probiyotik olarak bilinse de aslında bu gıdalar probiyotik değildir. Bunun sebebi ise içeriğindeki bakterilerin aslında mide asidi sebebi ile bağırsağa canlı ulaşamamalarıdır. Fakat bu durum onları sağlıksız veya bağırsaklar için etkisiz hale getirmez. Bu gıdalar bağırsakta mevcut olan probiyotikler için müthiş bir besin kaynağıdır. Bu yüzden fermente gıdalar probiyotik içerikleri ile değil bağırsaktaki probiyotikler için besin kaynağı olmaları sebebi ile bağırsağımıza dost gıdalardır. Tam da bu noktada raflara yeni gelmiş olan ürünlerin kimisinde probiyotik yazarken kimisinde yazmama sebebi burada karşımıza çıkmaktadır. Dediğim gibi probiyotik diyebilmek için gıda üretilirken kullanılan tür, bakteri sayısı ve bunların mide asidinden geçerek bağırsağa ulaşması ve bağırsakta etkin olmaları şart ve iyi haber 'Probiyotik' etiketli gıdalar da bu şekilde tasarlanmıştır. Ahhh ahhhh diğer bir önemli nokta olan evde yoğurt mayalama konusudur! Bunu başka bir başlık altında doğru mudur yanlış mıdır anlatacağım. Musmutlu haftasonlarınız olsun!

Address

Izmir
35210

Opening Hours

09:00 - 20:00

Telephone

+905301316883

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Doktor Diyetisyen Doğa Peksever posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Doktor Diyetisyen Doğa Peksever:

Shortcuts

Share

Category