28/09/2026
Aynı ilacı kullanan iki kişi neden aynı cevabı vermiyor?
Birinde ilaç çok iyi çalışırken, diğerinde etki yetersiz kalabiliyor. Bazen yan etki daha belirgin oluyor, bazen de standart doz kişiye uygun olmayabiliyor. Bunun tek nedeni genetik değil elbette; yaş, eşlik eden hastalıklar, kullanılan diğer ilaçlar, böbrek-karaciğer fonksiyonları gibi birçok faktör var. Ama genetik farklılıklarımız da bu tablonun önemli parçalarından biri.
İşte farmakogenomik tam olarak burada devreye giriyor.
Genlerimiz; bazı ilaçların vücutta nasıl işlendiğini, ne kadar etkili olacağını ve bazı yan etkilerin ortaya çıkma ihtimalini etkileyebiliyor. Bu bilgi sayesinde amaç, herkese aynı yaklaşımı uygulamak yerine, doğru hastada doğru ilacı ve uygun dozu seçmeye biraz daha yaklaşmak.
Aslında bu sadece geleceğe ait bir konu da değil. Klopidogrel–CYP2C19, azatioprin–TPMT/NUDT15 ve abakavir–HLA-B*57:01 gibi bazı ilaç–gen ilişkileri bugün klinik uygulamada zaten değerlendirilebiliyor.
Yeni olan taraf ise konunun artık tek bir gen–tek bir ilaç ilişkisinden çıkıp daha geniş genetik profillere, yaygın genetik varyantlara ve poligenik risk skorlarına doğru ilerlemesi.
Belki de gelecekte reçeteyi yalnızca hastalığa göre değil; hastalık + hasta + genetik profil birlikte düşünerek düzenleyeceğiz.
Ama burada önemli bir nokta var:
🧬 Genetik bilgi tek başına tedavi kararı değildir.
Klinik durumun tamamıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Bence kişiselleştirilmiş tedavinin en heyecan verici tarafı da tam olarak bu:
“Hangi ilaç?” sorusunun yanına artık giderek daha fazla “Hangi hasta için?” sorusunu da ekliyoruz.
Kaynak: Hunter DJ, Inouye M. Clinical Uses of Common Genetic Variants Associated with Common Diseases. New England Journal of Medicine, 2026.