DiaMind Zihin Akademisi

DiaMind Zihin Akademisi Bebek, Çocuk ve Genç Psikiyatri, Psikoterapi ve Oyun Terapisi Bebek, Çocuk ve Genç Psikiyatri, Psikoterapi ve Oyun Terapisi Kliniği
Doç. D. Halit Necmi UÇAR

Dr. Fatih Hilmi ÇETİN
Doç.

04/06/2026

Çocuğunuzun ağzı sürekli açık mı duruyor?

❗️Ağızdan nefes almak yalnızca bir alışkanlık gibi görünse de, çocukların yüz, çene ve konuşma gelişimini etkileyebilen önemli bir durum olabilir.

Ağız sürekli açık kaldığında dil olması gereken pozisyondan aşağıda konumlanabilir. Bu durum üst damağın daralmasına, çene gelişiminin etkilenmesine ve yüz kaslarının yeterince çalışmamasına yol açabilir. 😮‍💨

Zamanla dil hareketlerinin kısıtlanması, bazı seslerin doğru üretilmesini zorlaştırabilir ve konuşma gelişimini olumsuz etkileyebilir. 🗣️

Bununla birlikte sürekli ağız solunumu, uyku kalitesini de etkileyebilir. 😴 Kalitesiz uyku; dikkat, öğrenme, davranış ve günlük enerji düzeyi üzerinde çeşitli güçlükler yaratabilir. 🧠

Çocuklarda ağızdan nefes alma, horlama, ağzı açık uyuma veya sürekli açık ağız duruşu fark edildiğinde değerlendirilmesi önemlidir. 👀

Erken dönemde doğru solunum paterninin desteklenmesi; çene, yüz ve konuşma gelişimine katkı sağlayabilir. 🌱

⚠️ Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir.

Çocuğun gelişiminde anne-baba tutumu, en az genetik ve çevresel faktörler kadar önemlidir. 👨‍👩‍👧‍👦Çocuklar; kendilerine ...
03/06/2026

Çocuğun gelişiminde anne-baba tutumu, en az genetik ve çevresel faktörler kadar önemlidir. 👨‍👩‍👧‍👦
Çocuklar; kendilerine gösterilen sevgi, ilgi, sınırlar ve iletişim biçimi üzerinden dünyayı anlamlandırmayı öğrenirler.

Ebeveynlik tutumu; çocuğun özgüvenini, duygularını ifade etme becerisini, akademik başarısını, sosyal ilişkilerini ve psikolojik sağlamlığını doğrudan etkileyebilir. 🌱

Demokratik ve destekleyici bir yaklaşım çocukların sağlıklı gelişimini desteklerken; baskıcı, aşırı hoşgörülü veya tutarsız tutumlar çeşitli davranışsal ve duygusal güçlüklerle ilişkilendirilebilir.

Her çocuk farklıdır ve her aile zaman zaman zorlanabilir. Önemli olan mükemmel ebeveyn olmak değil; çocuğun ihtiyaçlarını anlamaya çalışan, tutarlı ve güven veren bir ilişki kurabilmektir. ✨

Çocuğunuzun davranışlarında, duygularında veya gelişim sürecinde sizi düşündüren değişiklikler fark ediyorsanız, erken değerlendirme ve profesyonel destek sürecin sağlıklı yönetilmesine yardımcı olabilir. 🔍

⚠️ Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir.

02/06/2026

Çocuklar dijital dünyanın içinde büyüyor. Kullandıkları uygulamalar, oyunlar ve sosyal medya platformları günlük yaşamlarının önemli bir parçasını oluşturuyor.

Bu nedenle ebeveynlerin de dijital okuryazarlık konusunda bilgi sahibi olması oldukça önemli. Çocuğunuzun hangi platformları kullandığını, dijital ortamda karşılaşabileceği riskleri ve güvenli kullanım yollarını bilmek; onu daha sağlıklı bir şekilde desteklemenize yardımcı olur.

Unutmayın, çocuklar öğrenebiliyorsa siz de öğrenebilirsiniz.

Dijital dünyayı tanımak, çocukları denetlemekten çok onları anlamanın, takip edebilmenin ve gerektiğinde doğru şekilde rehberlik etmenin önemli bir parçasıdır.

Kurban Bayramı çocuklara anlatılırken çocuğun yaşına ve duygusal gelişimine uygun bir dil kullanılmalıdır. Her çocuk sür...
25/05/2026

Kurban Bayramı çocuklara anlatılırken çocuğun yaşına ve duygusal gelişimine uygun bir dil kullanılmalıdır. Her çocuk süreci farklı şekilde algılar ve etkilenir.

3-6 yaş grubunda soyut kavramlar tam anlaşılmaz. Bu nedenle kurban kesimi anlatılmamalı, bayram daha çok paylaşma, yardımlaşma ve ailece bir arada olma üzerinden açıklanmalıdır. Sorulara kısa, sade ve korku içermeyen cevaplar verilmelidir.

7-12 yaş döneminde çocuklar süreci daha iyi anlamlandırabilir. İsterlerse kesimi duygusal olarak zorlanmayacakları bir mesafeden gözlemleyebilir, etlerin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılma sürecine dahil olabilirler.

12 yaş ve üzeri ergenlerde ise kurban ibadetinin dini ve toplumsal yönü konuşulabilir. Ancak istemeyen çocuğa kesim izletilmemeli, duygusal olarak zorlayıcı tutum ve söylemlerden kaçınılmalıdır.

Her çocuk için temel ilke; yaşına, duygularına ve gelişim düzeyine uygun, sevgi ve merhamet içeren bir anlatım kullanmaktır.

⚠️ Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir.

Çocuk ve ergenlerde görülen yeme problemleri her zaman yalnızca “iştahsızlık” ya da “yemek seçme” anlamına gelmeyebilir....
22/05/2026

Çocuk ve ergenlerde görülen yeme problemleri her zaman yalnızca “iştahsızlık” ya da “yemek seçme” anlamına gelmeyebilir. 🍽️

Bazı çocuklar için yemek; kaygı, kontrol ihtiyacı, duyusal hassasiyetler veya duygusal zorlanmalarla bağlantılı olabilir. Bu nedenle yeme davranışındaki değişimleri yalnızca “inat” olarak değerlendirmemek önemlidir.

Özellikle;
▫️ sürekli yemek reddetme
▫️ aşırı seçici beslenme
▫️ öğün atlama
▫️ yemek sırasında yoğun kaygı
▫️ kilo gelişiminde duraksama
▫️ yemekle ilgili çatışmaların artması gibi durumlar dikkatle takip edilmelidir.

Ergenlik döneminde beden algısı baskısı ve sosyal medya etkisi de yeme davranışlarını etkileyebilir.

👉🏼 Sürekli kilo kontrolü yapma, suçluluk hissiyle yeme veya gizli yemek yeme gibi belirtiler göz ardı edilmemelidir.

Erken fark edilen yeme problemlerinde uygun destek süreci; çocuğun hem fiziksel gelişimini hem de duygusal iyi oluşunu destekler.

⚠️ Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir.

21/05/2026

Oyun terapisi, çocukların duygu ve düşüncelerini oyuncaklar aracılığıyla ifade etmesini sağlayan bir psikoterapi yöntemidir. Yani sadece “oyun oynanan bir saat” değildir.

Çocuklar bazen yaşadıkları duyguları kelimelerle anlatamayabilir.Kaygılarını, korkularını, öfkelerini ya da yaşadıkları zorlayıcı deneyimleri oyun içinde yansıtabilirler.

Oyun terapisi sürecinde;
tırnak yeme
kaygı problemleri
travmatik yaşantılar
kardeş kıskançlığı
öfke kontrolü
ayrılık kaygısı
gibi birçok konu üzerine çalışılabilir. 🌱

Her oyun davranışı bir mesaj taşıyabilir. Çocuğun dünyasını anlamanın yollarından biri de oyundur. 🎈

⚠️ Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir.

̇si̇

Çocuğunuz konuşuyor olabilir…Ama sosyal iletişim kurmakta zorlanıyor olabilir mi?Pragmatik Sosyal İletişim Bozukluğu (SP...
20/05/2026

Çocuğunuz konuşuyor olabilir…
Ama sosyal iletişim kurmakta zorlanıyor olabilir mi?

Pragmatik Sosyal İletişim Bozukluğu (SPİB); çocuğun dili doğru kullanmasına rağmen, sosyal ortamlarda iletişimi uygun şekilde sürdürmekte zorlanmasıyla karakterizedir.

Bu çocuklar;
• Sohbet başlatmakta
• Sohbeti sürdürmekte
• Karşısındaki kişinin duygu ve tepkilerini anlamakta
• Jest, mimik ve beden dilini yorumlamakta güçlük yaşayabilirler.

Bazen bu durum “utangaçlık”, “fazla konuşma” ya da “iletişim isteksizliği” gibi düşünülebilir. Ancak sosyal iletişim becerilerindeki kalıcı zorlanmalar, değerlendirilmesi gereken bir durum olabilir.

Erken fark edilen sosyal iletişim güçlükleri, çocuğun sosyal ilişkileri ve okul yaşantısı açısından desteklenebilir alanlar sunar. 🌿

⚠️ Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir.

17/05/2026

“Yine geç kaldın!” demek çoğu zaman çocuğu çözümden çok savunmaya iter.
Ama aynı durumu, suçlamadan da anlatmak mümkün. ✨

Çocuğa yaklaşırken “ben dili” kullanmak;
✔️ Durumu tanımlamayı
✔️ Bizde oluşturduğu etkiyi paylaşmayı
✔️ Ve duyguyu ifade etmeyi sağlar.

Örneğin:
“Saat geç olduğunda seni merak ediyorum ve endişeleniyorum.”

Bu yaklaşım, çocuğun kendini suçlanmış değil anlaşılmış hissetmesine yardımcı olabilir. 🌿

Çocuklarda tekrarlayan hareketler (stereotipik davranışlar) 👀El çırpma, sallanma, dönme gibi davranışlar çoğu zaman ebev...
14/05/2026

Çocuklarda tekrarlayan hareketler (stereotipik davranışlar) 👀
El çırpma, sallanma, dönme gibi davranışlar çoğu zaman ebeveynleri endişelendirebilir.

Bu hareketler genellikle çocuğun kendini düzenleme, sakinleşme ve duygularıyla baş etme biçimidir 🧠✨

Her zaman bir problem anlamına gelmez. Ancak bazı durumlarda yoğunluğu ve çocuğun günlük yaşamına etkisi önemlidir ⚠️

Stereotipik davranışlar; otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), kaygı ve duyusal farklılıklar gibi durumlarda daha sık görülebilir.
👉🏼 Ancak tek başına tanı koydurucu değildir.

Önemli olan davranışın sıklığı, şiddeti ve çocuğun yaşamını ne kadar etkilediğidir 📊

📌 Çocuğunuzu gözlemlemek, davranışı bastırmak yerine anlamaya çalışmak sürecin en önemli adımıdır.

⚠️ Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi değildir.

13/05/2026

Çocuğunuz ödev yapmak istemediğinde bunun nedeni her zaman “inat” olmayabilir. 🧠

Bazı çocuklar için ödev; dikkatini sürdürmekte zorlandığı, kaygı yaşadığı, hata yapmaktan çekindiği ya da zihinsel olarak yorulduğu bir süreç olabilir. ✏️

Özellikle dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), öğrenme güçlüğü, performans kaygısı veya duygusal zorlanmalar yaşayan çocuklarda ödev saatleri sık sık çatışmaya dönüşebilir.

“Yapmıyor” gibi görünen davranışın altında bazen:
⏳ Başlayamama
📌 Erteleme
🌪️ Dikkatini toparlayamama
🎯 Mükemmel yapma baskısı
😟 Başarısız olma korkusu
😴 Mental yorgunluk olabilir.

Çocuğun davranışına sadece sonuçtan değil, altında yatan ihtiyaçtan bakabilmek önemlidir. Çünkü doğru destek, çatışmayı değil iş birliğini güçlendirir. 🌱

Address

Parsana Mahallesi Dilşeker Sok No:3
Konya
42130

Telephone

+905330484999

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when DiaMind Zihin Akademisi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share